Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Ümraniye Belediye Meydanı'nda düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, alanda toplanan kişi sayısının 35 bin olduğunu söyledi.

Ümraniye'nin CHP döneminde çok ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Erdoğan, "Ümraniye çöplüğünün patlamasını hatırlıyoruz değil mi? 39 kardeşimizin ölümünü hatırlıyoruz değil mi? Ey CHP, bunun hesabını nasıl vereceksiniz ya? Bu çöplüğü şimdiki haline, spor tesisi haline getiren kim oldu? Biz olduk. Çünkü CHP 'çöp' demektir, 'çukur' demektir, 'çamur' demektir, 'susuzluk' demektir. Bu susuzluktan İstanbul'u kim kurtardı? Biz kurtardık." ifadesini kullandı.

Ümraniye'deki mitingde adeta Atatürk Havalimanı'nda gerçekleşen Büyük İstanbul Mitingi'nin devamını gördüğünü dile getiren Erdoğan, Ümraniye'nin yoldaşlığının önemli olduğunu vurguladı.

Ümraniye'yi, çöplüğünün patlayıp altında insanların öldüğü vakitlerden İstanbul'un parlayan yıldızı haline milletin desteğiyle getirdiklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"İnşallah şimdi de Türkiye Yüzyılı'nı yine Ümraniye ile birlikte inşa edeceğiz. Biz Ümraniye'yle, İstanbul'la, Türkiye'yle birlikte ülkemizin geçmişinden bugününe, oradan geleceğine uzanan bir hikaye yazdık. Yaptığımız her işte, attığımız her adımda, tarihimize ve milletimize duyduğumuz sevgiyle ülkemize bir aşk mektubu yazdık. Gönlümüzdeki istiklal tutkusuyla aklımızdaki istikbal hedefleriyle hiçbir köken, inanç, meşrep ayrımı yapmaksızın, her ferdiyle milletimize bir aşk mektubu yazdık. Okurken kimi zaman gözleri dolacak, kimi zaman yüzleri gülecek, hayallerine ilham, hedeflerine istikamet olacak gençlerimize bir aşk mektubu yazdık. Bu mektubu ilmik ilmik dokurken yazılabilecek ne kadar güzel şey varsa bize az geldi. Onun için kalpten kalbe görünmeyen köprüler kurdunuz. Her türlü farklılığın ötesine geçerek, her bir insanımızı bağrına basan sevgi köprüleri kurduk. Ülkemiz sınırlarını aşıp tüm dünyayı kucaklayan vicdan köprüleri kurduk. Şimdi de Türkiye Yüzyılı'nın eşiğinde, engellerin aşıldığı, tohumların yeşerdiği, hayallerin gerçekliğe dönüştüğü, gerçeklerden geleceğe doğru adım attığımız o tarihi günün arifesindeyiz. Türkiye Yüzyılı, çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın, yani yazdığımız aşk mektubunun muhatabı tüm milletimizin yüzyılı olacaktır."

"Hatır kullanacağız, yanlışları göstereceğiz, doğruyu işaret edeceğiz"

Ümraniye'den yükselen sevgi selinin, 14 Mayıs zaferinin müjdesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Biz, 14 Mayıs seçimlerini, ülkemizin geleceğine, milletimizin kazanımlarına, devletimizin hedeflerine sahip çıktığımız bir demokrasi şöleni olarak görüyoruz. Ey Türkiye, ey İstanbul, ey Ümraniye! Bu mücadelede bizimle misin? Daha şimdiden sandıkta tezahür edecek milli iradeye gölge düşürmek için kırk takla atanlara karşı sandığın gücünü göstermeye hazır mısın? Mertçe yarışmak yerine genel başkanlığa geldikleri gibi rakiplerini de kasetle elemeye çalışanlara karşı sandığın namusuna sahip çıkacak mısın?" sözlerini sarf etti.

Alandaki vatandaşlara, "Talimatı Kandil'den alanlara gereken cevabı sandıkta vermeye hazır mısın? Ülkenin değerlerini yabancılara, tefecilere peşkeş çekme sözü verenleri o sandığa gömmeye hazır mısın? Türkiye Yüzyılı'na giden yolda yarım kalan programlarımızı, projelerimizi, yatırımlarımızı tamamlamak için bizimle birlikte olmaya hazır mısın?" diye soran Erdoğan, bunun için sandıklar kapanana kadar durmadan, dinlenmeden çalışılması gerektiğine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dostlarımıza, arkadaşlarımıza, akrabalarımıza, komşularımıza selamımı söyleyecek, yarının niçin önemli olduğunu anlatacağız. Telefonla ulaşabildiğimiz herkese ulaşıp yarın sandıkta oyunu doğrudan yana, Cumhur İttifakı'ndan yana kullanmasını isteyeceğiz. Hatır kullanacağız, yanlışları göstereceğiz, doğruyu işaret edeceğiz, ikna edeceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız ve bu işin ilk turda bitmesini sağlayacağız." diye konuştu.

Erdoğan, bir ve beraber oldukça koalisyon masasını yıkıp terör ve tefeci tezgahını ezip geçeceklerini sözlerine ekledi.

"Türkiye Yüzyılı'nın yükselişi şimdiden hayırlı olsun"

AK Parti'nin Ümraniye Belediye Meydanı'nda düzenlediği mitingde konuşan Erdoğan, "İsterseniz gelin şimdi karşımızdaki masanın kimlerden oluştuğuna şöyle bir bakalım." diyerek, Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile muhalefet partilerinden bazı isimlerin konuşmalarından kesitlerin yer aldığı videoyu alandaki vatandaşlarla izledi.

Erdoğan, videonun ardından, "Şimdi buradan soruyorum. Benim gençlerim, bunlara geleceğini emanet eder mi? Ya bunlar terörist. Teröristlerle el ele, kol kola dolaşanlara, benim ülkemi emanet eder mi? Benim hanım kardeşlerim, bunlara evladını emanet eder mi? Öyleyse yarın ne yapacağımızı biliyoruz değil mi? Bir oy bu kardeşinize, bir oy Cumhur İttifakı'na. Türkiye Yüzyılı'nın yükselişi şimdiden hayırlı olsun." ifadelerini kullandı.

Ümraniye'nin seçimlerde tulum çıkarması gerektiğini dile getiren Erdoğan, "Anladınız değil mi? Ümraniye buna hazır mı? Benim inandığım, benim tanıdığım, benim bildiğim Ümraniye sandıkları patlatır." diye konuştu.

"Bu bay bay Kemal'in bir referansı var mı?"

Erdoğan, milletle her buluştuklarında bir şey söylediklerini anlatarak, şöyle devam etti:

"Diyoruz ki 'Biz 21 yılda ülkemize asırlık eser ve hizmetler kazandırdık. Peki bu bay bay Kemal'in bir referansı var mı? Yani 'Ben şunları yaptım.' diyebileceği bir eser var mı? İstanbul'a belediye başkanı getirdi. Ya adamın belediyede durduğu yok. Şimdi de işte bakıyorsunuz Van'dan çıkıyor. İstanbul'u sel alıp götürüyor. O nerede; Kayakta. Nerede; Kızakta. Nerede; Bodrum'da. Ya sen İstanbul'un belediye başkanı mısın yoksa İstanbul'da turist misin? Bunlara gereken cevabı vermeye pazar günü, yani yarın hazır mıyız?"

Erdoğan, kendi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bu kardeşinizi İstanbul'a belediye başkanı seçtiğiniz zaman susuzluğu giderdik mi? Çöp dağlarını kaldırdık mı? Çukurlardan İstanbul'u kurtardık mı? Bütün bunlarla beraber çamurdan İstanbul'umuzu temizledik mi? Göreve geldim. 50 bin hanede o zaman doğal gaz vardı ve bunu görevimin sonuna kadar 1 milyon 250 bine çıkarttık. Çünkü İstanbul'a bu yakışır. Benden sonra gelen rahmetli Kadir Topbaş kardeşimiz de bu süreci aynı hızla devam ettirdi. Hatırlayın. Haliç kokudan geçiliyor muydu? Bu Haliç'i tertemiz hale biz getirdik mi? Buradan Ömerli'den karşı yakaya yani Avrupa Yakası'na suyu yine biz geçirdik. Haliç'in temizliğinde Boğaz'ın suyunu biz tünellerle Haliç'e akıttık ve Haliç'in suyunu da tertemiz yaptık. Yaparsa, yaparsa, yaparsa..."

"AK Parti'nin en büyük başarısı, bu zihniyetin iktidarını yıkmış olmasıdır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinden önce tek parti faşizminden İstanbul'un ve Türkiye'nin çok çektiğini vurgulayarak, "Hep milletimizin değerlerine karşı zihniyetler tarafından bu kalkınma engelleniyordu. Milletimiz eser istiyordu. Ona, Ayasofya'yı elinden alarak cevap veriyorlardı. Biz Ayasofya'yı inşa ve ihya ettik mi? İmzayı attık mı? Batı'nın tüm tehditlerine rağmen imzayı attım mı? Meral hanım ne diyordu biliyor musunuz? 'Yapamaz.' Ne oldu Meral Hanım? Biz yaparız. Bu noktada imanımız var." şeklinde konuştu.

Necip Fazıl Kısakürek'le Ayasofya'ya ilişkin bir anısını anlatan Erdoğan, "Gencim ve Sultanahmet Meydanı'nda üstat Necip Fazıl'la mitingimizi yapıyoruz. Bu mitingi yaparken rahmetli kükreyerek elini uzatıyor, diyordu ki 'Ayasofya bir gün açılacak. Ayasofya bir gün açılacak. Ayasofya bir gün açılacak.' Ben de onun spikerliğini yapıyorum orada. Allah'a hamdolsun, Ayasofya'yı açmak üstadın o ifadeleriyle bu fakire ve arkadaşlarına nasip oldu. İmzayı atmak bu fakire nasip oldu. Bütün Batı çıldırdı ama biz görevimizi yaptık." dedi.

Erdoğan, tek parti zihniyetine işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Milletimiz hizmet istiyordu. Ona vesayetle, darbeyle zulümle hak ve özgürlükleri çiğnenerek cevap veriyorlardı. Milletimiz yatırım istiyordu. Onu elindeki, avucundakini de alarak cevap veriyorlardı. AK Parti'nin en büyük başarısı, şu veya bu partinin değil, işte bu zihniyetin iktidarını yıkmış olmasıdır. Bu ülkenin kaynaklarını, kendi ihtiyaçları için kullandığında kısa sürede neler yapılabileceğinin ispatı bizim 21 yıllık iktidarımızdır. Ülkemize eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma, spordan sosyal desteklere kadar her alanda çağ atlattık mı? Okullarımızda yavrularımız sıralarının üzerinde kuşe kağıttan kitaplarını buluyor mu? Şimdi bizler ücretsiz süt dağıtıyoruz değil mi? Niye; Çünkü biz bunları bulamadık. Teksir kağıdıyla bize verilen kağıtları bile abilerimiz bize satmıyordu, parasıyla satmıyordu. Ama biz şimdi çektik bu çileyi, yavrularımız çekmesin istedik."

"Bugüne kadar girdiğimiz 15 seçimi, milletimize yaptığımız hizmetler sayesinde kazandık"

Türkiye genelinde 76 olan üniversite sayısını 208'e çıkardıklarını aktaran Erdoğan, "Ama dikkat edin, 81 vilayetin, 81'inde de şu anda üniversitemiz var. Benim Muş'taki kardeşim, Iğdır'daki kardeşim, Ağrı'daki kardeşim oradan kalkıp İstanbul'a, Ankara'ya gelmiyor. Şimdi oralara profesörlerimiz gidiyor, doçentlerimiz gidiyor. Bazılarında hastaneler de inşa ettik. Dolayısıyla tedavileri de orada yapılıyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bu gayretlerini gördüğü için yaşadıkları her saldırıda, önlerine çıkartılan her engeli aşmada, kurulan her tuzağı bozmada yanlarında yer aldığını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Bugüne kadar girdiğimiz 15 seçimi, kaşımızın, gözümüzün hatırına değil, milletimize yaptığımız hizmetler sayesinde kazandık. Bugün de karşımıza çıkan koalisyon masası, yalan ve istismar peşinde koşarken, biz ne diyoruz, 'Türkiye Yüzyılı' diyoruz. 'Eser' diyoruz. 'Hizmet' diyoruz. 'Yarım kalan işleri tamamlamak.' diyoruz. 'Daha büyük projeleri hayata geçirmek.' diyoruz. Peki onlar ne yapıyor; Ülkenin istiklalini emperyalistlere, kaynaklarını tefecilere, güvenliğini terör örgütlerine, itibarını mafya bozuntusu meczuplara, meydanı bir avuç muhterise bırakarak kendilerini iktidar yolu açmaya çalışıyorlar. Bu bay bay Kemal, talimatı nereden alıyor; Kandil'den, teröristlerden alıyor. Biz nereden alıyoruz; Rabb'imden ve milletimden alıyoruz. Aramızdaki fark bu."

"Kendi devletini yıpratarak, iktidara gelinir mi?"

Erdoğan, muhalefete işaret ederek, "Kendi ülkesine düşmanlıkla siyaset yapılır mı? Kendi insanını aşağılayarak, tehdit ederek seçim kazanılır mı? Kendi devletini yıpratarak, iktidara gelinir mi?" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gözlerini öyle bir hırs bürümüş durumdaki, kendi ortaklarının tabanlarını dahi gözleri görmüyor. Bir önceki seçimde karşımıza çıkardıkları kendi arkadaşlarını dahi şu anda yerin dibine sokmaktan çekinmiyorlar. Yalan üstüne yalan. Bölücü örgütün elebaşlarının, yurt dışındaki karanlık odakların kendileri için yaptıkları destek açıklamalarından rahatsız olmuyorlar." ifadelerini kullandı.

Millet İttifakı'nın ülkenin yönetimini devraldığında ilk işlerinin sınırların ötesinde, bölücü örgütün tepesine binmek için yürüttükleri operasyonları durdurmak olacağını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama size biz bugüne kadar nasıl bu fırsatı vermediysek, bundan sonra da vermeyeceğiz. Bunu biz söylemiyoruz, bizzat onları destekleyen partinin yöneticileri ve sırtlarını dayadıkları örgüt mensupları söylüyor. Hemen ardından Avrupa Birliği'nin özerklik şartını kabul ederek, Türkiye'yi çevremizde örnekleri olan diğer ülkeler gibi bölmenin yolunu açacaklar. Kayyum atadığımız belediyeleri yeniden terör örgütüne teslim ederek, kamudan attığımız örgüt mensuplarını yeniden devlete doldurarak bu adımı daha da ileriye taşıyacaklar. Ardından, Batı'nın yıllarca bize diz çöktürmek için dayattığı ne kadar konu varsa hepsini de içeriye boca edecekler."

Erdoğan, ülkenin güvenlik çıkarları için Akdeniz'de, Ege'de, NATO'da dik duruş sergiledikleri meselelere işaret ederek, muhalefetin hepsinde teslim bayrağını çekeceğini söyledi.

"Benim milletim sana bu ülkeyi teslim etmez"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Rusya'ya biz yaptırım uygularız." dediğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ya, bay bay Kemal, bu ne akıldır? Bu nasıl anlayıştır? Bugüne kadar tarım ürünlerinde, Rusya bizim en önemli müttefiklerimizden bir tanesi. Savunma sanayinde öyle. Aynı şekilde, şu anda turist akınında... 5,5 milyona yakın turist bize nereden geliyor; Rusya'dan geliyor. Bunu ne yapacaksın? Amerika'dan aldığın talimatla mı yapacaksın? Biden'dan aldığın talimatla mı yapacaksın? Biden, 'Erdoğan'ı düşürmemiz lazım.' diye talimatı verdi, bunu ben biliyorum. Bunu benim bütün halkım biliyor. Şimdi, yarın sandıklar demek ki Biden'a da bir cevap verecek. Rusya'nın Hükümet Sözcüsü Peskov ne diyor; Peskov diyor ki, 'Yalan söylüyor. Açıklasın. İspat etsin.' diyor. Var mı ispatı? Yok. Ondan sonra başlıyor kıvırmaya. 'Böyle duyduk.' diyor. 'Delil yok ama olabilir.' diyor. Bu nasıl siyaset? Benim milletim sana bu ülkeyi teslim etmez."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'yi uzak tutmak için tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir diplomasi dengesi kurduğumuz Rusya-Ukrayna Savaşı'na balıklama dalacaklar. Zaten şimdiden, dokunma sözü verdikleri savunma sanayimizi çökertip kazanımlarımızı birer birer ortadan kaldıracaklar. Dışarıya uçak, helikopter, İHA, SİHA, gemi, roket, yazılım satan bir Türkiye'den, bunların hepsini de tefecilerden alabilirlerse alınan borçla tedarik eden bir Türkiye'ye yol açacaklar." şeklinde konuştu.

Muhalefetin, Türkiye Yüzyılı hazırlığı için yaptıkları yolları, otoyolları, köprüleri, tünelleri, hızlı tren hatlarını, konut hamlelerini, birer birer işlevsiz hale getireceklerini söyleyen Erdoğan, Karadeniz'de bulunan gazın, Gabar'dan çıkarılan petrolün üstüne yeniden beton dökülüp terk edileceğini kaydetti.

"Ülkenin kaynaklarını yeniden harekete geçirene kadar bunların hepsi yaşandı"

Erdoğan, hayali bir tablodan bahsetmediğini, Türkiye'de bunların hepsinin yaşadığını dile getirerek, "Biz gelip ülkenin kaynaklarını yeniden harekete geçirene kadar bunların hepsi ve daha fazlası yaşandı. Marmaray'ı kim yaptı? Avrasya Tüneli'ni kim yaptı? Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü kim yaptı? Orhangazi Köprüsü'nü kim yaptı? İstanbul-İzmir arası 7,5 saat iken, 3 saate kim düşürdü? Bütün bunlarla nereden nereye geldik." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsterseniz şimdi, bunlara rağmen ülkemize gelen ve neler kazandırdık neler, şöyle kısaca bir hatırlayalım." diyerek, Türkiye'de hayata geçirilen yatırımlar ve projelerin yer aldığı videoyu alandaki vatandaşlarla beraber izledi.

Erdoğan, Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Bestler Deresi'nde terörün bitirildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bay bay Kemal'in yanındakiler ne diyor; 'Biz buna devam edeceğiz.' Ve gizli kapıların arkasında Kılıçdaroğlu bunlarla neyi konuşuyor; Terörün bundan sonraki sürecini konuşuyor. Benim milletim, bu teröristlerle el ele olanlara yarın 'yürü' demeyecektir. Ne yapıyor; Şöyle bir tane kendilerine göre bir şey hazırlamışlar, 'Haydi, haydi, haydi.' Arkasında kim var; Teröristler var. Ya bu millet, terörizmden çok çekti. Benim milletim sana 'yürü' demeyecek. Benim milletim ne diyor; 'Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan.' diyor."

Erdoğan, "Yürüyecek miyiz beraber? Yarın bunun kararını veriyor muyuz?" sorusunu yönelttiği vatandaşlardan "Evet" yanıtını alması üzerine, "Karneniz hayır olsun." ifadesini kullandı.

"Güçlü milletler, güçlü ailelerden oluşur"

Koalisyon masasının karnesinde sadece batırmak, bitirmek, yıkmak ve önüne gelene söz vermek olduğunu belirten Erdoğan, "Bunlarda yalan diz boyu. İnşallah yarın sandıkta bunları gördükleri rüyadan uyandıracak, ülkenin kazanımlarını öyle diledikleri gibi harcayamayacaklarını göstereceğiz." dedi.

Gelecek dönemde yapacaklarını da hatırlatarak sözlerini bitireceğini söyleyen Erdoğan, bu esnada katılımcılardan bir kadının kendisine seslenmesi üzerine, "Sana helal, helal. Maşallah. İşte bizim kızlarımız, kadınımız, bu cesarette olduktan sonra...Hep ne diyorum; Kale içeriden fethedilir. Kalenin içinde kimler var; Kadınlar var. Onun için durmak yok. Yarına kadar, bu gece yoğun çalışacağız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'nda yapılması hedeflenen projelerin yer aldığı videoyu alandaki vatandaşlarla izledi.

Karadeniz'de keşfedilen gazla ilgili kısmın yayınlandığı esnada "Doğalgazı bir ay bedava aldık mı?" diye soran Erdoğan, "Şimdi bir yıl boyunca da mutfakta, su onun için yine bedava. Yaparsa, yaparsa, yaparsa..." dedi.

Video gösteriminin ardından konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yarın, Türkiye Yüzyılı için milat olacak mı? Buna hazır mıyız? Hepsinden öte, değerli kardeşlerim, şu kısa sürede buradan ayrılınca hemen eş, dost, ahbap ulaşıp onlara bunları anlatmamız lazım." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Bak bu CHP LGBT'ci mi? Yanındaki İYİ Parti LGBT'ci mi? Bu HDP LGBT'ci mi? Masadaki o küçükleri zaten saymıyorum. Onlar da zaten sus pus. Bu ne demektir? Sükut ikrardandır. Demek onlar da kabul ediyor. Ama AK Parti'ye LGBT sızamaz, MHP'ye LGBT sızamaz. Cumhur İttifakı'na LGBT sızamaz. Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Güçlü milletler, güçlü ailelerden oluşur. Bu güçlü aileleri de evelallah zaten seçim öncesi adımları atmıştık. Seçim mani oldu. Ama seçim sonrası bu adımı yine atacağız ve Allah'ın izniyle bunu yasalaştırmamız halinde de yola emin adımlarla yürüyeceğiz. Ben Ümraniye'ye güveniyorum. Ümraniye'yi seviyorum. Şimdi öyle bir haykıralım ki tüm İstanbul duysun. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Kalın sağlıcakla."

Mitinge, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve AK Parti İstanbul milletvekili adayları da katıldı.

Kaynak: AA