1. Fethullahçı terör örgütünün (FETÖ) 17-25 Aralık'ta başaramadığı ve yarım bıraktığı darbeyi, 15 Temmuz'da tamamlamak için harekete geçen FETÖ'nün üniforma giymiş teröristleri Türkiye Cumhuriyeti ve seçilmiş hükümete karşı devletin emanet ettiği silahları vatanın öz evlatlarına doğrultarak 15 Temmuz'da darbe girişiminde bulundu. Tank ve zırhlı araçların kışla dışına çıktığı gecede, FETÖ'cü pilotların kullandığı savaş uçakları TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Emniyet ve TÜRKSAT'ı bombaladı. Kanlı darbe girişimi milletin dirayeti, cesareti ve hükümetin kararlı duruşu sayesinde bastırılırken 251 vatandaşımız şehit düştü.

    ABD'DEN SALDIRMAYA DEVAM

    FETÖ'nün önemli medya imamlarından Adem Yavuz Arslan, ABD'ye gazete temsilciliği maskesiyle 2014 yılında firar etti. Türk mahkemelerince terör örgütü kurma ve yönetme suçundan aranan Arslan, ABD'de bir yandan lüks bir hayat sürüyor bir yandan da örgütsel faaliyetlerini tüm hızıyla sürdürmeye devam ediyor. 

    ABD'DEN SALDIRMAYA DEVAM

    FETÖ'nün önemli medya imamlarından Adem Yavuz Arslan, ABD'ye gazete temsilciliği maskesiyle 2014 yılında firar etti. Türk mahkemelerince terör örgütü kurma ve yönetme suçundan aranan Arslan, ABD'de bir yandan lüks bir hayat sürüyor bir yandan da örgütsel faaliyetlerini tüm hızıyla sürdürmeye devam ediyor.

    MİT'ten Hakurk'a nokta operasyon MİT'ten Hakurk'a nokta operasyon

    15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİ DURDURANLAR YİNE HEDEFTE

    FETÖ'nün yurt dışına kaçan üyelerinin, 15 Temmuz hain darbe girişimini canlarını ortaya koyarak engelleyen kamu görevlilerini hedef alınmasını ve darbe davalarını itibarsızlaştırma çabalarına girdikleri görülüyor. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın hürriyetinden yoksun bırakılması ve kamu malına zarar verilmesi suçlamasıyla Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nce başlatılan dava ile birlikte tekrar ortaya çıkan FETÖ'cü firari Adem Yavuz Arslan, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan, eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ve Özel Harekat Başkan Yardımcısı Eraslan Er hakkında asılsız iddialarda bulunarak darbeyi manipüle etmeye kalktığı görüldü.

    JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞINI DERBECİLERDEN TEMİZLEDİ

    15 Temmuz gecesi Jandarma Genel Komutanlığı'nda yaşananlar üzerinden algı operasyonu yapmaya kalkan Adem Yavuz Arslan, dönemin TEM Daire Başkanı Turgut Aslan'ın başından vurulması ve koruması Hasan Gülhan'ın ise şehit edenlerin darbeciler olmadığını utanmadan savundu. Gerçekler ise; Arslan'ın anlattıklarının aksine kamera görüntüleri ve 103 gün komada kaldıktan sonra gözlerini açan TEM Daire Başkanı Turgut Aslan'ın mahkemeye gönderdiği yazılı beyanında açıkça görüldü.

     

    Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürü Eraslan Er'in koordinesinde özel harekat polisleri Jandarma Genel Komutanlığı'ndan darbeciler temizlendi. Rütbeli darbecilerin, Jandarma Genel Komutanlığında görevli erleri camların önünde canlı kalkan olarak kullandığını Darbe Girişimini Araştırma Komisyonuna anlatan Er, bundan dolayı müdahaleyi çok dikkatli yürüttüklerini ve çevredeki binalarda oturan sivillerin zarar görmemesine büyük özen gösterdiklerini anlattı. Er, müştemilatın bir köşesinde vurulmuş TEM Daire Başkanı Turgut Aslan'ı bularak hastaneye yetiştirmesini sağladı. Ayrıca; teslim olan darbecilerin iç çamaşırlarıyla gözaltına alınmasına da değinen Er, bu yönteme hem darbecilerin Türk askerinin üniformasını hak etmemeleri hem de olası bir canlı bomba saldırısını önlemek için başvurduklarını anlattı.

    DARBECİLER 'OTURUN, KAFANIZI EĞİN' DEDİ

    15 Temmuz darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı Karargahı'na giden dönemin TEM Daire Başkanı Turgut Aslan ve koruması Hasan Gülhan, elleri arkadan kelepçeli, gözleri bağlı şekilde kollarından çekiştirilerek infaza götürüldüklerini anlattı. Aslan, "Bizi binadan açık alana çıkardılar. İlk anda sanık eski Albay Erkan Öktem, diğerlerine 'Kafanızı çevirin, bizi tanımasınlar' diye emir verdi. Gözümüz bağlı olduğu için nereye götürüldüğümüzü biliyordum ancak açık havaya çıktığımızı hissediyordum. Bizi götürdükleri yerde gözlerimi açtılar, kafamı eğdiler. O esnada gece boyunca eylemleri komuta eden üniformalı asker bize 'Oturun, kafanızı eğin' dedi.

     

    Sonra kafama silah doğrulttuklarını hatırlıyorum. Beni hangisinin vurduğunu bilmiyorum. Bizi vuran şahıslar ikinci kattaki salona girdiğimizde emirler yağdıran sesin sahibi olan üniformalı asker ile yanındaki şahıslardır. Emirler veren ve bize 'Oturun' diyen sesin sahibinin, gece boyunca darbe teşebbüsünde komutayı sağlayan, daha önce sıklıkla gittiğim Jandarma Genel Komutanlığının özel kalem müdürlüğünde görevli Erkan Öktem olduğunu teyit ettim. Makam aracımızın girişinden infaz edilmek üzere gözleri ve ellerimiz bağlı infaza götürüldüğümüz ana kadar her şeyi hatırlıyorum. Kamera kayıtlarına yansıyan görüntüleri birebir yaşadım."

    DİNK SUİKASTINDA KARARTMA ROLÜ

    FETÖ yapılanmasının medya ayağında yer alan Arslan'ın, Zirve Davası, Hrant Dink suikastı gibi FETÖ parmağı olan pek çok olayda, kamuoyunu yönlendirmek maksadıyla yazı ve kitaplar kaleme alırken örgütün "Emniyet İmamı" firari Kozanlı Ömer kod adlı Osman Hilmi Özdil'in medyadaki sağ kolu olduğu biliyor. Arslan'ın Agos gazetesinin yayın yönetmeni Hrank Dink suikastı sonrasındaki kara propaganda sürecindeki en önemli görevi eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanı Ramazan Akyürek ile eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in suikasttaki rolünü perdelemek amacıyla 'Bi Ermeni Var' başlıklı bir kitap yazdı.

    MAL VARLIĞINA EL KONULDU

    Agos gazetesinin yayın yönetmeni Dink'in öldürülmesinde sorumluluğu bulunan 76 kamu görevlisinin yargılandığı davada karar açıklanmış ve cinayetin 'FETÖ amaçları doğrultusunda' işlendiği kararına bağlanmıştı. Davada, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ile birlikte 11 firari sanığın arasında yer alan Adem Yavuz Arslan'ın da mal varlıklarına el konulmasına karar verildi.