Görünmez adam / Mehmet Serhat Bıçak

Görünmez adam / Mehmet Serhat Bıçak

HOLLYWOOD yapımı korku ve gerilim filmlerinin en kült fikirlerindendir “görünmez adam”. Bu tipin geliştirildiği bant hakkında düşündüğümüzde karşımıza asla temiz kalpli bir kahraman çıkmaz. Zira görünmez adam, formunu şer bandı üzerinde yürütülerek şekillendiren bir karakter üzerindedir.

İlginçtir, görünmezlik meziyetini elde eden karakter, daha evvel hayatında olup da kendi kara listesine öyle ya da böyle eklediği insanlara karşı duyduğu kini yansıtır her hikâyede. Yani görünmez adam, intikam peşinde koşan, bu uğurda cinayet işleyip tecavüzler eden bir tip olup çıkar. Yani söz konusu meziyeti elde etmeden evvel, kinini derin bir şekilde içerisinde saklayan bir sığıntıdır.

Görünmez adam, Hollywood’dan esinlenilerek tüm dünyada işlenen bir tip haline de gelmiştir tabiî. Haliyle onun gibi bir metafor, bütün dünya insanlarını etkileme gücüne sahiptir. Ancak her ne kadar bir dünya metaforu haline gelse de bir “dünya kahramanı” seviyesinde değildir sevimliliği. Zira az önce belirttiğimiz hususlardan ötürü sevimli biri değildir. Tabiî kötüyü kötü sever, iyiyi iyi; görünmez adamı da şerri yaşatma davasında olanlar benimserler. Onların derdi insanlığı kötülükten kurtarmak değil, kötülüğü görünmez bir konseptin içinden aşılamaktır.

Yeryüzünde bugüne dek ne kadar topluluk yaşamış ve bunların ne kadarı iyiliği emredip kötülüğü nehyeden bir sosyal davranış ilkesine sahip olmuşsa, bu toplumların içlerinde yer alıp duyduğu kini bir sığıntı hassasiyetiyle saklayıp zaman kollayan birçok görünmez adam var olagelmiştir mutlaka. Onların somut görüntüleriyle soyut görüntüleri arasındaki fark, Ağrı dağı ile Cehennem obruğu arasındaki fark gibidir. Zira saklanan kin eyleme döküldüğünde, zirveyle çukur arasındaki mesafe nispetince psikolojik bir tanım aralığı doğacaktır.

Tarihte yer alıp kendisine veya kendilerine iyilik edilmesine rağmen kötülükle beslenip kötülükle yaşayan ve hücre hücre kin depolayan insanlar ve topluluklar olmuştur. Bunları Oğul Kabil’den başlayıp “Helva yemekten bıktık” diyenlere ve daha sonra uzanabildikleri bütün coğrafyalarda ihtiraslarını hâkim kılan sömürgecilere varana kadar birçok örnekle göstermemiz de mümkün elbette.

Hollywood yapımlarının iletmek istediği mesajın doğrudan ne olduğunu bilemeyebiliriz, ama anlattığı bir gerçek vardır; zira “görünmez adam”ın bir korku ve gerilim filmi metaforu olması da bu yüzdendir. Öyle ya, “Bu adamdan korkun!” düşüncesi verilir. Ve “münafık, ikiyüzlü, riyakâr, sığıntı, dilenci, kindar, cani, mütecaviz, hasta ruhlu” ne kadar haslet varsa aramızda dolaştığını, bizim bunun farkında olamayacağımızı ama bir gün onun varlığını, güç ve kudretini kabullenip sonsuza dek ondan korkmamız gerektiğini vurgulayan bir dil vardır.

Tabiî bu tür yapımlarda bize de bazı tedbirler gösterirler. Mesela elimizde hep bir kutu boyayla dolaşmamız, bir çarşaf veya ona benzer bir örtüyü yanımızda hazır tutmamız, sağlam bir balıkçı ağı edinmemiz, söz konusu tavsiyeler arasındadır. Hatta bunun için daha ileri teknolojiye başvurarak silah kullanmaya da gidilebilir.

Peki, bu tür tedbirlerle görünmez adam avlanır mı? Bu yalnız filmlerde olur. Çözüm, görünmez adamın yalnız ayak izlerini takip etmekten geçer. Ancak bu noktada bizim eksikliklerimiz başlar. Zira biz, ayak izinden iyi anlayanları görmezlikten geliriz. Yani bizim sorunumuz “görünmez adam” değildir. Bizim sorunumuz, “adamı görmezlikten gelmektir”. Bizdeki sorun, el altında tutma ile el üstünde tutma sorunudur.

Son yüzyılın bütününe bakıp tablodaki ayak izlerini ortaya çıkartmaya çalıştıkça karşılaştığımız tek şey, söz konusu izleri takip eden adamların arkalarında bıraktıkları kan izleridir. Bu yüzden karar vermeliyiz: Ayak izlerini mi bulacağız, kan izlerini mi?


Boğazımız doyunca, yeter mi? / Mehmet Serhat Bıçak Sonraki Haber

Boğazımız doyunca, yeter mi? / Mehmet Serhat Bıçak

Donald Trump’tan Suudi Arabistan’da kılıç dansı Önceki Haber

Donald Trump’tan Suudi Arabistan’da kılıç dansı

Yorum yazabilmek için üye olmalı yada üye girişi yapmalısınız
Giriş Yap | Kayıt Ol

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış