Yabancı Dil Kursu Seçerken Nelere Dikkat Edelim ?

Yabancı Dil Kursu Seçerken Nelere Dikkat Edelim ?

Bugüne kadar ertelediğiniz yabancı dil öğrenme işini halletmeye karar verdiniz ancak kurs arayışlarınızda onlarca seçenek arasında kafanız karıştı ve hangisine başlamanız gerektiğine bir türlü karar veremiyorsunuz. Sizlerle Ankara ingilizce kursları içerisinden birinin kurucusu olarak edindiğim tecrübeleri paylaşarak genelde öğrenciler dil kursu seçerken nerelerde hata yapıyor paylaşmak istedim.

 

  1. Hangi seviye de dili biliyorsunuz. Varmak istediğiniz hedef nedir ve gerçekçimi?

 

Tamam, ilk ve orta öğretimde ya da hazırlıklarda bir dil eğitim aldınız ama şu anda hangi seviyedesiniz, aradan ne kadar süre geçti. Bunu anlamanın en kolay yolu, kurs tarafından size teklif edilecek seviye tespit sınavına girmek. Bu sınavlarda, birebir yapılacak konuşma sınavına girmekten çekinmeyin. Dilin gramer konularına hâkim olabilirsiniz, ancak dört dil becerisinden (Dinleme-Konuşma-Okuma-Yazma) konuşma beceriniz yetersizse ve üst kurlardan başlarsanız, alacağınız eğitimden yeterli verimi alamayabilirsiniz. En iyisi ben baştan, A1 den başlayım tam öğreneyim yaklaşımı da yanlıştır. Hem paranızı hem de zamanınızı boşa harcarsınız. Başladığınız A1 sınıfında en parlak öğrenci olabilirsiniz ama bir süre sonra sıkılacaksınız. Olan hevesinizde kaçacak.

 

Yabancı dili eğer kişisel gelişim için öğrenmek istiyorsanız, parlak C1 ve C2’ leri almak gerçekçimi? İyi bir B2 mezunu her zaman yabancı dille ilgili sorunlarının çoğunu halledebiliyor. Sınav hazırlığı için öğrencinin YDS’ de B1, TOEFL ve IELTS hazırlığında B2 altyapısının olması yeterli. Öğrenci hangi seviyeye kadar ders alması gerektiğini belirleyen diğer bir ölçüt, eğitim için ne kadar zaman ayırdığıdır. Eğitim için ayırdığı zamanla, bitirmek istediği kurun bitiş süresi örtüşüyor mu? Siz 6 ay zaman ayırdınız ama bitirmek istediğiniz C1 kuru10 ay sonra bitiyorsa, yanlış bir karar alıyor olabilirsiniz. Özellikle, ilerleyen son kurların açılması, öğrenci sayısının azlığından dolayı vakit alabiliyor. Size vaat edilen süreye 1-2 ay koymanız gerçekçi olacaktır.

Bazı kurslar seviye tespiti sonuçlarını, öğrencinin gerçek seviyesi yerine açacakları kura göre çıkartmayı tercih ediyorlar. Özellikle, size olduğunuzdan daha bir üst kuru tavsiye ederlerse, kabul etmeyin, ya da tersine daha alt kuru tavsiye ederlerse ancak konuşma beceriniz yetersizse kabul edebilirsiniz.

 

  1. Hangi Kursu seçmek gerekiyor? Marka mı, kurumsal mı, Franchise zincir kursları mı?

 

Hangisini seçerseniz seçin ilk önce kursun Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir kurs olup olmadığına dikkat etmelisiniz. MEB kursları her yıl denetleyerek, ders verilen yerlerin fiziki şartlarını ve müfredatı yerine getirip getirmediğini denetliyor. Siz yangın merdiveni olmayan, basık, karanlık, vasıfsız öğretmenlerden ders almak istemezsiniz değil mi? Ayrıca, eğitiminizin,Milli Eğitim Bakanlığı ve ya Maliye tarafından yapılan denetim sonucu kursun kapatılması nedeni ile yarım kalmasını da istemezsiniz. 

Kurs seçiminde, ulaşımının en kolay ve en kısa sürede olmasına da dikkat etmelisiniz. Semt kursları, ulaşımda öğrenciye kolaylık sağlamasına rağmen merkezi kursların, hoca kalitesi,daha fazla hoca seçeneği olduğu için,semt kurslarına göre daha iyidir. Semt kurslarında çalışmayı tecrübeli hocalar daha az tercih etmektedir.

 

Kurs yerinin toplu ulaşıma yakın olmasına, etrafında trafik gürültüsünün olup olmadığına, bina içi asansör trafiğine, engelli dostu olup olmadığına ayrıca dikkat etmelisiniz. 

Arkadaşlarınız Ankara ingilizce kursuna gidiyor diye aynı kursa, ya da marka bir kursa gitmek her zaman olumlu sonuç vermemektedir.  Özellikle zincir kurs merkezlerinin eğitim kalitesi, yönetim anlayışı, öğretmen farklılığından dolayı, aynı şehirde bile farklılık göstermektedir. Özellikle, YDS, TOEFL-IELTS gibi kursların seçiminde belirli hoca isimleri tercih nedeni olmaktadır. Ancak, sözü edilen hocanın derslerinize girip girmeyeceğini öğrenmek sizin sorumluluğunuzdadır. 

Özellikle, genel dil öğrenimleri için sınıf öğrenci kapasiteleri çok önemlidir. Kayıt yaptırmadan önce sınıfların kaç kişiden oluştuğunu öğrenmeniz gerekmektedir. Hiç üşenmeden sınıfların tamamını gezmenizi tavsiye ederim. Gösterilen örnek sınıfla, ders yapacağınız aynı olmayabilir. Hatta kurs yönetiminden misafir öğrenci olarak derse katılmayı talep edebilirsiniz. Sınıf görmek için akşam saatleri, sınıfta ders yapılacağından, çok uygun olmayabilir. Eğer örneğin size maksimum 12 öğrenci sözü verilmişse, gezdiğiniz sınıflarda fiziki olarak bu sayının üzerinde sandalye, sıra varsa size vaat edilen sayının üzerinde bir sınıfta ders yapmak zorunda kalabilirsiniz. Unutmayın ne kadar az öğrenci, o kadar çok konuşma pratiği yapma şansı. 

 

  1. Her kurs birçok şey vaat ediyor, nelere dikkat etmeliyim.

 

Öncelikle her kurs, kendine has bir pazarlama-satış stratejisi izlemektedir. Size genel bir satın alma prensibini baştan hatırlatmak isterim. “Bedava peynir sadece fare tuzağında vardır” Seçim kararlarınızda bu prensibi hep aklınızda tutmanız gerekmektedir. Aslında bedava, ücretsiz denilen her vaadin kurs sahibine bir maliyeti vardır ve bunu sizden talep edecektir. Siz,günün sonunda bilinçli bir öğrenci olarak,  vaatlerin gerçekçiliğini, diğer seçeneklerle kıyaslayabilecek bir yöntem bulmanız gerekmektedir. Basit anlatımla, sizin satın alacağınız eğitim aslında, sadece kaç kur ve her kur için kaç ders alacağınızdır. Israrla her kurda kaç ders alacağınızı sorun. Haftada kaç gün ve gideceğiniz, gittiğiniz her gün kaç ders alacağınızı sorarak bir kurun kaç haftada biteceğini hesaplayabilirsiniz. Örneğin, her bir kurda (A1 gibi) 96 ders alınan bir kursta, haftada 3 gün ders veriliyorsa ve her gelinen günde 4 ders yapılıyorsa bu kur 96 ders/3günx4ders= 8 haftada biter. Bazı kurslar, her kurda alınacak ders sayısına, etüt derslerini de ilave ederek fazla ders verecekleri izlenimi vererek öğrenciyi yanıltıyorlar.Siz yukarıda verilen örnekteki hesapla, bunun doğru olup olmadığını bu şekilde kontrol edebilirsiniz.

 

Bazı dil kursları, etüt dersleri ve konuşma kulüpleri için, haftalık inanılmaz saatler vaat ediyorlar. Çok yüksek etüt dersi sayısı karar vermede öğrenciyi cezbedebiliyor ancak, eğer bu ücretsiz etüt-konuşma dersleri sizin katılamayacağınız saatler ve günlerde veriliyorsa, size ne faydası olacak. Dolayısı ile karar vermeden önce sadece katılabileceğiniz saatlerde verilen etüt ders sayısına odaklanmanız gerekir. 

 

Öğrencinin en çok dikkatini sınırsız öğrenim garantisi çekiyor, dolayısı ile kurslar bu vaatlerini ön plana çıkarıyor. Eğer öğrenci derslerin %90’ ına devam ederse ve sınavda kalırsa, devam ettiği kuru ücretsiz tekrar alabiliyor.   Çok suiistimal yapılmaya açık bir konu. Bana bu garantiyi soran öğrencilerime şu soruyu soruyorum. Siz yanınızdaki arkadaşınızın ya da sınıfta kaç kişinin bu şekilde kur tekrarı yapıyor olmasını isterdiniz. Niyeti dil öğrenmek olanları zaten bu türden vaatler çok ilgilendirmiyor. Limitsiz öğrenim garantisi en çok, diğer öğrenmeye gelenlere zarar veriyor. Ücretsiz kur tekrarı verilmeli ancak bu fırsat en son dersine girdiği öğretmenin onayı ile ve sınırlı sayıda olmalıdır. Yoksa sınıflarda suiistimal yapan öğrencilerin gereksiz yer almasına, sınıfın ahengini bozmalarına ve kalabalık sınıflara neden olmaktadır.

 

Bedava kurlar, bedava şu kadar saat dersler, bilmem ne kadar indirimli ikinci diller..“Bedava peyniri” unutmayın. Siz hesabınızı, sizin ihtiyacınız olan, alabileceğiniz derslere göre yapın. Ben çok az öğrencinin İngilizce derslerini bitirdikten sonra indirimli ikinci dil aldığını, ya da üzerine 40 ders örneğin “Business English” aldığını gördüm. 

Karşılaştırma yapacaksanız, toplam kaç lira ödediniz, eğitiminiz için ek dersler olmadan toplam kaç ders alacaksınız. İngilizce Kursları Ankara içinde mukayese için alınacak gerçek birim ders saatini hesaplayın onunla mukayese edin. Bazı öğrenciler,kurs ücretlerinin mukayesesini, aylık ödedikleri taksit tutarı ile yapıyor ki, bu çok yanlış.

Bazı kurslar bir kur için abartılı ders saati veriyorlar ama hiç almadıkları halde A1 i ilave ediyorlar, siz zaten A1 i biliyorsunuzdur, A2 den başlatalım diyorlar. Aslında,siz verilen toplam kur ders sayısının yarısını alıyorsunuz.

 

  1. Özel ders mi, Grup Dersimi almalıyım?

Derslerinizi sınıf ortamında, grupla birlikte almak, ya da aynı dersi birebir özel ders olarak almanın kendine has avantaj ve dezavantajları var. Grup dersi almak maliyet avantajı sağlamanın yanında düzenli ve disiplinli olarak, öğrenmeye zaman ayırmanıza yardımcı olur. Grup derslerinde hayat boyunca sürdürebileceğiniz yeni arkadaşlar edinebilirsiniz. Bazı öğrencilerimiz grup derslerini daha eğlenceli buluyor ve hatta sürekli ilgi üzerlerinde olmadığı için daha az yorucu buluyorlar.

Özel dersler buna karşılık her zaman daha verimli sonuçlar vermektedir. Hele konuşma beceresi birinci önceliğinizse özel dersten başka şey düşünmeyin derim. Konuşma becerisini geliştirebilmeniz için sizin konuşma süresi almanız çok önemli. Türk yabancı dil eğitiminde bir yabancı dili öğretilememesi konusunda onlarca görüş ve hepsinin belli haklı sebepleri var. Niye benim çocuğum senelerdir dil eğitimi görüyor ama konuşamıyor diyen yüzlerce veli ile görüştüm. Benim görüşüm, maalesef sınıf ortamında öğrencilerin yeterli konuşma süresi alamamasıdır. Bizim bir ders saatimiz 40 dakikadır ve ortalama sınıfta dersler 8-10 öğrenci ile yapılır. Bir derste hoca dersi anlatmak için 10-15 dakikalık süre alsa, geri kalan sürede öğrencilerine konuşmaları için herkese eşit süre sağlasa, öğrenci başına 2-3 dakika konuşma süresi sağlanabilmektedir. Hele sınıfta hep konuşmak isteyen baskın öğrenciler varsa, öğrenci konuşurken diğerlerinin önünde hata yaparım çekincesi taşıyorsa, dersin öğretmeni hep kendisi konuşuyorsa, öğrenciler 2 kelime edemeden dersi bitirirler. Eğitim sistemimizde 10 kişilik sınıf bile yok. Ana dilimizi öğrenirken annemiz bizi hep konuşmaya teşvik ediyordu ve diyaloglarımız hep birebirdi. O halde bile konuşma süreci 1,5 yıldan erken değil. 

O nedenle, özellikle konuşma anlamında, bir özel ders, 10 kişilik sınıfa göre, en az 7-8 kat fazla etkin konuşma ortamı sağlıyor. Sizin birebir derslerde, ilginiz dağılmıyor, yanlış yapacağım diye de bir çekinceniz kalmıyor. Ayrıca, öğretmeniniz sizin gelişmenizi takip edebileceği için öğrenmeden yeni konuya geçmek gibi bir sorun da kalmıyor. Ayrıca, grup derslerinin saatleri sabit olduğu için kaçırdığınız derslerin telafisini yapamazsanız, ipin ucu kaçıyor. Özel dersler size zamanlama konusunda da daha esnek zaman alternatifleri sunabilmektedir. İş çıkışı, akşam derslerine yorgun argın gelip, derse odaklanmak ne kadar zor değil mi? Peki anladım, özel ders almak grup derslerine göre çok pahalı. 

Özel dersler grup derslerine göre en az yarı sürede alınabilir. Maliyetlerinize fazladan gelmeniz gereken sürede yapacağınız yol ve diğer masrafları dâhil ettiniz mi? Harcadığınız fazladan zamanın maliyetini dikkate aldınız mı? Hele grup derslerinden beklediğiniz sonuçları alamamışsanız, harcadığınız para, emek ve zamanı nasıl telafi edeceksiniz. Özellikle akademik sınavlara hazırlanıyorsanız (TOEFL, IELTS, YDS ve SAT gibi) ben öğrencilerime sadece özel ders almalarını öneriyorum. Kesinlikle iyi sonuç alıyorlar.

  1. Hangisinden ders almalı? Türk-Native-Yabancı öğretmen 

Native öğretmenin, hangi dil olursa olsun, ana dilinin öğreteceği dille aynı olması gerekmektedir. Bazı kurslar, öğrencilerine native öğretmenlerin derse gireceğini vaat ederek yanıltmaktadır. Native öğretmen eğer yabancı dil konusunda eğitim almış ve yeterli eğitim tecrübesine sahiplerse, yabancı dili öğretme konusunda gerçekten çok faydalı olmaktadır. Ancak, gerçek hayatta çoğu zaman native öğretmenler bu alt yapıya sahip olmadıkları için, sadece Amerikalı, Fransız olduğundan dolayı, dil eğitimine daha fazla katkı sağlayacağını beklemek safdillik olur. Ben şu soruyu kendinize sormanızı beklerim. Siz Türk olduğunuz için Türkçe dil eğitimini ne kadar verebilirsiniz. Elbette, 4 yıl Türk dili eğitimi alanlar kadar veremeyeceksiniz. Eğer eğitimini almışlarsa ve tecrübelilerse, aksanları düzgünse, yabancı öğretmenleri (ana dili öğrettiği dilden farklı olanlar) , eğitimini almamış native öğretmenlere tercih ediyorum. Amerikalı veya İngiliz hep satış işinde çalışmış ise size ne kadar faydalı olabilir. Demek istiyorum ki ha native hocaları varmış diye körü körüne atlamamak gerekiyor.

Bir diğer konu, yine bazı kurslar sadece yabancı/native öğretmenlerle çalıştıklarını öne çıkararak başarı vaat ediyorlar. Ben kişisel olarak bu görüşe katılmıyorum. Türk öğretmenlerin özellikle başlangıç seviyelerinde, Türk öğrenciye daha faydalı olacağını düşünüyorum. Unutmayın sizin Türk öğretmeninizde bu dili sizin gibi sonradan öğrendi. Sizi bir yabancıdan daha iyi tanıyor. Örneğin, Türk dil bilgisinde olmayan “Present Perfect Tens” i bundan haberi olmayan bir yabancı/native öğretmen, nasıl daha iyi anlatabilir. Hele başlangıç kurlarında hiç Türkçe bilmeyen öğretmenle, öğrencileri “körlerle sağırlar, birbirini ağırlar” ı oynuyor. Türk hocalar tabi ki derslerini Türkçe yapmamaları gerekiyor ve öğrencilere ancak kritik zamanlarda yardımcı olmaları gerekiyor.

Ancak, en azından B1 den sonra, öğrenciyi daha fazla zorlaması için Türkçe bilmeyen yabancı/native öğretmenle çalışmak faydalı olacaktır. Öğrenci ancak o seviyeden sonra öğretmeni ile daha iyi iletişim kurabilir.

  1. Kendi kendime öğrenebilir miyim? Kursa gerek var mı?

 

Çok sık karşılaştığımız bir soru. Hele günümüzde kaynaklara erişimin ve iletişimin sınırsız olduğu günümüzde, bu sorunun cevabı kısmen evet. Ancak, kendinize şu soruları sorun. Sabırlımızınız? Hedeflere ulaşma konusunda dirayetli misiniz? Daha önce başladığınız ancak sonunu istediğiniz gibi bitiremediğiniz kaç projeniz var. Daha önce kendi kendine dil öğrenmiş kişilerle tanıştınız mı? Size rehberlik edebilir mi? Doğru kaynaklarla mı çalışıyorsunuz? En önemlisi ne kadar vaktiniz var?

Dil kursları öğretme konusunda tecrübeli kurumlardır ve belli bir yöntem, kaynak ve sistem içerisinde öğrenme işinizi sistemli hale koyarlar. Harcayacağınız zamanı disipline ederler. Kendinize haftanın 3 günü her seferinde 3 saat ayırabilecekseniz, sözüm zaten size değil. Ölçme ve değerlendirmeyi kendinize uygularken objektif olacak mısınız? 

 

Ancak, dil kursları size ömür boyu faydalanabileceğiniz bir anahtar veriyor. Hangi kursu seçerseniz seçin, dil öğrenmek sizde bitiyor. Sizin yapmanız gereken, her yeni dil için hayatınızın sadece 8-10 ayını dil eğitimine ayırıp, tam bir odaklanma ile derslere tam devam etmek, ders saatlerinin dışında başka kaynaklardan da faydalanmak, konu tekrarı yapmaktır. 

 

Umarım, yabancı dil kursu seçiminde en dikkat edilmesi gereken temel konulara değine bilmişimdir. Aklınıza gelen sorularınızı, bizlere ya da sonuç almış deneyimli arkadaşlarınıza sormaktan çekinmeyin. 

Dr. Hüseyin KABAKÇI


Milli Saraylar Müzekart kapsamına alınıyor Sonraki Haber

Milli Saraylar Müzekart kapsamına alınıyor

Donald Trump’tan Suudi Arabistan’da kılıç dansı Önceki Haber

Donald Trump’tan Suudi Arabistan’da kılıç dansı