Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 10 Haziran 2024 tarihinde Cumhuriyet Meclisi’nde milletvekillerini Kıbrıs meselesindeki son durum hakkında bilgilendirdi. Tatar, yaklaşık 4 saat süren kapalı oturumun ardından basın açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanı Tatar, 50 yıldır süren müzakerelerden hiçbir sonuç alınamadığına dikkat çekerek ortak zeminde buluşturmak amacıyla görevlendirilen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in temaslarına ilişkin, “Biz görüşmeye hazırız. Ama neticede görünen o ki müzakere sürecinin başlayabilmesi için herhangi bir ortak zemin yoktur. Çünkü karşı taraf bizim egemenliğimizi kabul etmiyor. Egemenliğimizi kabul etmezse bir müzakere sürecinin oturmanın hiçbir anlamı yoktur.” ifadelerini kullandı.

KIBRIS'TA KİMSENİN İNKAR EDEMEYECEĞİ BİR GERÇEK VAR

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Benim tek söylediğim, sabırlı olmamız lazım” diyerek Türk devletleriyle ilişkilerin geliştirilmesinin önemine işaret etti. Ayrıca Tatar, Türkiye'nin de desteğiyle, dünyanın Kıbrıs'ın gerçeklerini bir kez daha öğrenmesini sağladığını söyledi.

Sözde Rus barış gücü Karabağ’dan tamamen çekildi Sözde Rus barış gücü Karabağ’dan tamamen çekildi

Tatar, “Nitekim bu siyaset gittikçe zemin kazanmaktadır. Çünkü Kıbrıs'ta kimsenin inkar edemeyeceği bir gerçek vardır.” dedi.  

977708489 1718088576 266 X750

“BİZİM MÜCADELEMİZ, KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ'Nİ TANITMAKTIR”

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar açıklamasında, “Kıbrıs'ta iki ayrı halk vardır, iki ayrı devlet vardır, iki ayrı demokrasi vardır ve bu halkların mücadelesi vardır. Bizim mücadelemiz, elbette yaşananlardan sonra, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıtmaktır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tanınmalı ve Kıbrıs Türk halkının kendi devlet çatısı altında, bu topraklarda barış, huzur ve güven içerisinde yaşadığı kabul edilmeli. Başka bir temelimiz ve emelimiz yoktur.” ifadelerine yer verdi.

Meclis oturumunun kapalı olmasına ilişkin yapılan eleştirelere yanıt veren Tatar, şu ifadeleri kullandı:

"İddia edildiği gibi kapalı oturumu isteyen ben değilim. Cumhurbaşkanı olarak burada kapalı oturum olsun diye ne bir talebim, ne de telkinim oldu. Bu gibi konular her zaman kapalı oturumda ele alındı."

Kaynak: QHA