SON DAKİKA
reklam

Kusursuz Fırtına, Değişim Yönetimi ve Fırsatlar

Bu haber 09 Temmuz 2018 - 16:36 'de eklendi.

‪Gelismekte olan Ülkelere yönelik kusursuz fırtına ( Endüstri 4.0 ‘ ın ilk ekonomik yıkımı ve rekabet savaşlarının başlangıcı) senaryolari gundemde. ‬

Büyük Krizler, aslında Kontradieff Dalga Teorisinde konjonktür dalgalarının dip noktalarına karşılık gelmektedir:

  • 1929 buhranı 3. Kondratieff dalgasının,
  • 1972-73 krizi 4. Kondratieff dalgasının ve
  • 2008-09 krizi de 5. Kondratieff dalgasının dip noktalarıdır.

Aslında Ülkemiz Yönetim Erki, Dünya Siyasi Ve Ekonomi Tarihine Birinci Derecede Etki Eden Tüm Bu Dalgaları Değişim ve Plato evresinde (Tren Daha Kalkarken) Farkedememiş Ve Uzakta Kalmıştır.

Yani, Yukarda Bahsedilen Bu 3 Büyük Krizin Aslında 3 Büyük Değişim Ve Plato – Zenginlik – Refah Evresini De Ülkemiz Kaçırmıştır.

Aslında bu yaşanan Global Dalgaları kaçırmanın bedelini tüm ülkemiz insanı ödemiştir.

YENİ yaşanan ekonomik DALGA

[The hypothetical wave of the post-informational technological revolution]

Rus ekonomist Kontradieff tarafından geliştirilen Dalga Teorisi üzerine Çek ekonomist Daniel Smihula tarafından öngörülen 2015-2035 yılları arasında Değişim ve Plato evresi gerçekleşmesi öngörülen dalga Bilgi Teknolojileri Devrimi Sonrası Beklenen Dalgadır: [The hypothetical wave of the post-informational technological revolution],

bugün Sanayi 4.0 Devrimi olarak adlandırılmaktadır.

TEHDİTLER & FIRSATLAR

2012 yılından bugüne 4. Sanayi Devrimi olarak adlandırılan son yaşadığımız dalga aslında Türkiye için büyük bir fırsat. Nasıl mı?

Değişim ve Plato evreleri aslında her ülke için muhteşem kaçırılmayacak fırsatlara sahiptir.

Geçmişte nerede olduğunuzun bir önemi yoktur artık!

İnternet ve Bilgi Teknolojileri her yerde ulaşılabilir durumdadır.

Dünya ekonomisinde yarış yeniden başlamaktadır.

  • Trenin kaçırılması halinde ise: Vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve İnsanımızın refahı açısından ciddi büyük tehditler ile karşılaşılması kesindir.

Schmihula’ya göre her dalga bir öncekinden daha hızlı ve daha geniş etki doğurmaktadır ki beklenen etkilerin farkında değiliz. ( Sonuçlarının hızlı ve geniş gerçekleşmesi ifadesinden en önemli kasıt devletler ve küresel şirketler arasında vahşi bir rekabet fırtınasının yaşanmasıdır.)

BEKLENEN BÜYÜK ÜÇ ETKİ: 

  • 2016-2020 döneminde erken uyarı sinyalleri ile birçok ülkede pazar kayıpları ve finansal değişimler yaşanması öngörülmektedir.
  • 2020’li yıllardan itibaren ise telafi mümkün olmayan finansal kayıplar.
  • Sanayi 4.0 devrimi öncüsü ülkelerin birçok sektörde, 2035 yılına kadar tüm Dünya Ekonomisi üzerinde dominant bir şekilde rekabet edilemez hale gelmesidir.

FİNANSAL TAHMİNLER: 

Sadece basit bir örnek vermek gerekirse: Amerika’da, Sanayi Devrimi etkisi ile önümüzdeki 5 yıl içerisinde: Yalnızca otomotiv sanayiinde 16-32 Mia USD maliyet tasarrufu öngörülmektedir. Bu rakamlar toplam üretim maliyetlerinin % 10- 20 ‘si seviyesindedir. [Roland Berger, Think Act, Beyon Mainstream, Digital Factories Report 02/2016]

Avrupa Birliği ülkelerinin 4. Sanayi Devrimi dönemde beklenen üç büyük etki:

  • Dünya çapındaki üretimin % 40 ‘ı ( Toplam değeri 6.577€ milyar) gelişmekte olan ülkelere kayması, AB ülkelerinin % 36 olan üretim payının % 25’e düşmesi öngörülmektedir.
  • AB ülkelerinin 4. Sanayi Devriminde öncü bir role sahip olabilmesi için, önümüzdeki 15 yıl içerisinde 90€ milyar / yıl, toplamda 1.350€ milyar teknoloji yatırımı öngörülmektedir.
  • Geleneksel politikalar artık Katma Değer Sunmakta yetersiz kalacak olması nedeniyle, bugün % 15 olan yüksek Katma Değerli üretimi % 20 seviyesine yükseltecek 4. Sanayi Devrimine uygun politikalar ve vizyonlar geliştirilmesi hedeflenmektedir.
  • [Roland Berger, Think Act, Beyon Mainstream Report 03/2014]

TEHDİTLER & FIRSATLAR

2020’li yıllarda Dünya Ekonomisinde yaşanacak olan yeni Dalganın başlangıcında;

Yıkıcı Değişim Dalgası-Rekabet Tsunamisi’ne ( ekonominin akışı, hukuk, sosyal ve kültürel altyapılarda ciddi değişimler ve büyük rekabet) yakalanmamak için ülkemiz ekonomisinin temel birinci derecede ihtiyaçları:

  1. İktidarda güçlü ve hızlı kararlar alabilen yönetim erkine sahip olabilmek
  2. Ağırlıklı olarak Enerji ve yüksek teknoloji ithalatı nedeniyle süreklilik arz eden Cari açığın temelden ortadan kaldırılmasına yönelik uygulamalar ki;Bugüne kadar engellenmek için her şey yapılmıştır.
  3. Kamu bütçesi marjinal fayda ve süreklilik sağlayabilecek şekilde kullanımını sağlayacak tüm ülkeye etki edecek bir Kamu Yönetimi

Kulaklarımız, gözlerimiz ve kalplerimiz bir bütün halinde bölünmemiş bir dikkat ile neyi, neden, ne zaman, nerede, nasıl, kimleri dinlemeli ki mikro ve makro boyutta ülkemiz ve dünya ekonomisi içerisinde ifade edilen, görünen, bize doğru yaklaşan erken uyarı sinyallerini fırsata dönüştürelim.

  • 2015-2017 yılları arasında ülkemizde yaşananlara ve dış güçlerin tepkilerine odaklandığımızda
  • Vatanımızın bölünmez bütünlüğünü korumak ve
  • Yeni Dünya ekonomisi ve siyasetinde değişim dalgalarını yakalayarak söz sahibi olmak için

16 Nisan 2017 tarihi ve Anayasa Değişikliği referandumu treni kaçırmadan yakalayacağımız bir dönüm noktası olmaya hala aday görünmektedir.

16 Nisan 2017 Anayasa Değişiklik Referandumu ve Türkiye Ekonomisi’ne Beklenen Etkileri ve Değişim Yönetimi:

Devlet yönetiminde “Değişim Yönetimi” sürecini planlama, topluma sunma, milli mutabakata ulaşma ve ardından uygulama sırasında da başarıya ulaşabilen ülke sayısı çok azdır.

Başarılı olan ülke zaten ya Dünya’nın süper gücü ya da ekonomik sosyal anlamda söz sahibi 2. ya da 3. Ülke konumuna yerleşmiştir.

Ülkemiz insanının Sosyal ve Ekonomik taleplerini karşılayabilecek 1. Derecede değişim ihtiyaçları aslında çok basit 2 ana yapısal problemlerimize dayanmaktadır:

  • Çıkar çatışmaları ve siyasi tercihlerden arınmış vatandaşa hizmet ve verimlilik odaklı istikrarlı Kamu Yönetimi’ne sahip olmak.
  • Ülkemiz Devlet Yönetim tasarımı 1920’den bugüne sürekli geçici değişimler ve eklemeler ile içinden çıkılamaz Dünya’da örneği olmayan karmaşık bir yaratığa dönüşmüştür.
  • Tek başına iktidar olan Anavatan Partisi ve Ak Parti dönemlerinde bile bu problemler aşılamadığı için Ekonomik anlamda birinci derece ihtiyaçlara çözüm üretme noktasına Devlet Yönetimi gelmeye başladığında ciddi engeller ile karşılaşılmıştır.
  • Her organında tarif edilemez kanser hücreleri, parazitler yerleşmiştir. Son 3 yıldır ülkemizde yaşananlar bunun kanıtıdır. Kamu Düzeninde Network Yönetim anlayışı ile verimlilik ve insana hizmet odağını ön plana çıkarmanın kazançlarına Neden Bizim İnsanımız Sahip Olmasın?

 

Çözüm:

  • Dünya ekonomisi ve sosyal altyapısını tamamen değiştiren bir ekonomik dalga içerisindeyiz.
  • İletişim ve haberleşmede yöntemler tamamen değişmiştir. Anlık bir talimatı ve olayı artık anında gerekli uzman kadrolara ulaştırabilirsiniz. Bu konuda yüzlerce örnek vaka size sunabiliriz.
  • Hiyerarşik Yönetim anlayışı 1990’lı yıllardan itibaren Dünya’nın en etkin yönetim anlayışlarında terkedilmeye başlanmış ve doğrudan Network Yönetim anlayışına geçmeye başlamıştır.
  • Bu dönüşümü 1992 yılında ilk USA Genel Kurmayı tamamlamıştır. 3,5 Milyona yakın toplam askeri personel sayısını 850.000’e düşürmesine rağmen tüm Dünya’da etkin bir şekilde varlığını ve operasyonlarını sürdürebilmektedir.
  • Ülkemiz Kamu Yönetimi, sürdürülebilir verimlilik, hizmet ve insan odaklı olduğu sürece ekonomide karar veren bireyler daha hızlı ve net hareketler gerçekleştirebilecektir.
  • Kamu düzeni rehabilite olmuş ülkeler ile yeraltı zenginlikleri olmasa çok rahatlıkla üreterek refaha ulaşabilmektedir.
  • Daha detaylı gerekçeler görmek isterseniz Klasik Ekonominin temeli sayılan Adam Smith’in Ulusların Zenginliği isimli kitabı ile ortaya attığı teorisine karşı antitez olarak üretilen yeni fikirlerin başarısı açıkça görülmektedir. Klasik Sosyo ekonomik düzenler artık başarısız olduğu açıktır.
  • Daron Acemoğlu ve James Robinson Ulusların Düşüşü kitabını inceleyin arzu ederseniz.
  • Kamu Yönetimi’nde sosyal düzen ve istikrara ulaşmış ülkelerin nasıl refaha ulaştığını çok güzel analiz etmişler.
  • Tekrar soruyorum: Kamu Düzeninde Network Yönetim – sadelik – verimlilik ve insana hizmet odağını ön plana çıkarmanın kazançlarına Neden Bizim İnsanımız Sahip Olmasın?
  • Bizim insanımız, bizim vatanımız ve bizim ülkemiz neden süper güç olmasın? Sadece rakiplerimiz bunu istemez!
  • 16 Nisan sonrası kısa vadede Kamu Çalışma ahlakı ve zihniyetinin 1. Derecede verimlilik, hizmet ve insan odaklı değişmesini bekliyorum

Sosyal anlamda bu değişiklik ekonomiye dolaylı olarak 1. Derecede olumlu etki edecektir.

Ekonomiyi yönlendiren bireylerin tercihleri ve karar algılarıdır.

Aslında, Çok az sayıda Birey yatırım kararlarını verirken belirsiz ortamda yatırım yapar. Ekonomi kazancı sevdiğinden fazla güveni sever.

  • Ülkemiz Makro Ekonomik yapısı içerisinde iki büyük sorun ki son 94 yıldır bu konuda çözüme hiçbir yönetim çözüm üretememiştir.Enerji ve Yüksek Teknoloji ithalatı nedeniyle kronik CARİ AÇIK finansmanı ihtiyacı.Kısaca problemi tanımlayalım isterseniz: Her yıl yaklaşık USD 50-55 Mia finans ihtiyacı kısa vadeli yurtdışı borçlanmalar ile finanse edilmesi ve 4-5 yılda bir bu borcun USD 200-250 Mia seviyesine ulaştığında develüasyona, durgunluğa doğru ülke ekonomisinin itelenmesi ve sürüklenmesi.
  • Faiz ve kurlar üzerinde 4-5 yılda bir düzenleme yapmak zorunda kalma ihtiyacı.
  • Borcu Borç ile kısa vadede çevirme stratejisinin getirdiği acı faturaları her zaman milletin ödüyor olması.
  1. GSMH’nın yapısal problemidir ki: Yaklaşık %40’ının İnşaat sektörü ve %25’inin Hizmet sektörü üretiminden kaynaklanması.Kısaca yine tanımlayalım problemi: Dünya ve Ülkemiz ekonomisindeki birçok sosyal ve ekonomik dalgalanmalardan rahatlıkla etkilenmeye açık olan bu sektörlerde uzun dönem ANAP ve Ak Parti İktidarlarında bile istihdam, fiyat ve büyüme istikrarını sürdürülebilir bir şekilde yaşayamadığımız açıktır.

Son 3 yıldır yaşanan belirsizlik ortamının kaldırılması doğrudan ekonomide Türkiye'nin GSMH'sının yapısal problemleri değiştirecek ve yeni lokomotif sektörlerin büyümesini sağlayacak güçlü koordinasyon ve pazarlama yönetimine ihtiyaç vardır:

  1. Enerji Sektöründe bölgede güvenli enerji transferinde odak olmak,
  2. Enerji Sektöründe cari açığı tamamen ortadan kaldıracak yeni yatırımlar,
  3. Yüksek Katma Değer üreten teknoloji yatırımları ve
  4. Organik Tarım yatırımları ile tüm Türkiye'nin tamamının kapsanması.

Ülkemizin kronik CARİ AÇIK Finansmanı probleminin Kısa ve orta vadeli hazine borçlanmaları (sıcak para) yerine doğrudan yabancı yatırım ile finanse edilmesi ülkemiz milli ekonomisi bağımsızlığını ve geleceğini güvence altına alacaktır.

Değişim fırsatı yakalanabilir ise, Kişi Başı Milli Gelir rakamlarının tahminlerin dışında yüksek rakamlara ulaşacağı bir donemi yasayabiliriz.

2015-2035 donemi Dünya ekonomisinde yaşanacak olan hızlı değişim dalgasını yakalayacak olan ülkemizin ekonomik bağımsızlığına ulaşacak olması tabii ki Türkiye düşmanları ve rakiplerimiz için önemli bir tehdittir. 

Dünya ekonomisinde hem oyunu hem de oyunun kurallarını değiştirebilecek önemli bir değişim yaşandığı bu günler Cumhuriyet tarihimizin önemli bir dönüm noktasıdır.

Bengütürk TV Bahar İlik Gün Başlıyor Programı 28.03.2017 tarihli Ekonomi ve Siyaset Gündemi Değerlendirmesi.

Dalgayı Durduramazsın Ama Sörf Yapmayı Öğrenebilirsin. 

You can't stop the wave... But You can learn to surf.

Saygı ve Sevgilerimle

Volkan KORKMAZER

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.