Küresel siyasette yaşanan değişimlerle birlikte Avrasya bölgesi, dünya güç dengesinin yeniden belirlendiği merkezlerden biri haline geldi. Enerji kaynakları, ticaret yolları ve güvenlik politikaları, bölgedeki ülkelerin stratejik önemini artırırken, Türkiye bu süreçte kritik bir köprü rolü üstleniyor.
Jeopolitik Köprü Konumu
Türkiye, Asya ile Avrupa arasında doğal bir geçiş noktası olması nedeniyle Avrasya denkleminde merkezî bir konumda yer alıyor. Karadeniz’den Orta Doğu’ya, Kafkasya’dan Akdeniz’e kadar geniş bir alanda etkisini hissettiren Türkiye, hem NATO üyesi hem de bölgesel güçlerle yakın ilişkileri sayesinde farklı bloklar arasında denge kuruyor.
Enerji ve Ticaret Koridorları
Avrasya’daki enerji rekabeti, Türkiye’nin stratejik değerini daha da artırıyor. TANAP ve TürkAkım gibi boru hattı projeleri, Türkiye’yi enerji transferinde merkez konuma getirirken; Çin’in “Kuşak ve Yol Girişimi” çerçevesinde planlanan lojistik hatlar da Türkiye’nin Avrasya’daki ticaret trafiğinde önemini artırıyor.
Güvenlik ve Diplomasi Rolü
Bölgedeki çatışma alanlarına yakınlığı, Türkiye’ye güvenlik politikalarında önemli bir sorumluluk yüklüyor. Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki krizler ve Kafkasya’daki gerginlikler, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini daha görünür hale getiriyor.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde Avrasya’da şekillenecek yeni güç dengesinde Türkiye’nin yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda siyasi, ekonomik ve diplomatik hamleleriyle de belirleyici olacağı görüşünde birleşiyor.