Ayşem Sargın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havacılık sektörüne yönelik uzun vadeli beklentilerin hep olumlu olduğunu kaydederek, Kovid-19'un etkilerinin bitmesinin ardından sektörün 2022 yılından itibaren çok ciddi toparlanmaya başladığını söyledi.

Havacılık sektörünün büyümesinin geçen yıl ivme kazandığını, öngörülenin ötesinde bir büyüme gördüklerini dile getiren Sargın, "Havacılık sektöründe küresel olarak hızlı bir toparlanma, ardından büyümeye geçiş görüldü. Türkiye, hem yolcu trafiğinde en çabuk toparlanan ülkeler hem de uçak ihtiyacını belirleyip aksiyon alan ülkeler arasında öncülerden biri oldu." diye konuştu.

Sargın, Türkiye'de hava yolu şirketi olarak çok güzel markaların olduğuna ve bu şirketlerin büyüme projeksiyonlarını güncellediğine dikkati çekerek, "Türkiye, havacılıkta ve savunmada güçlü bir sanayiye sahip, küresel tedarik zincirinde önemli bir oyuncu. Küresel talebe bağlı olarak ne kadar çok uçak üretilirse, Türkiye'deki tedarik zincirine iş yapan şirketlerimiz daha çok üretim, daha çok ihracat yapacak anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

Dünya ekonomisi iklim değişikliği nedeniyle her yıl 38 trilyon dolar gelir kaybına uğrayabilir Dünya ekonomisi iklim değişikliği nedeniyle her yıl 38 trilyon dolar gelir kaybına uğrayabilir

"Türkiye, havacılık özelinde mükemmel bir konumda"

Ayşem Sargın, Türkiye'de mühendislik kabiliyetinin çok yüksek olduğuna vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Havacılık alanında üretim arttıkça, birtakım yeni teknolojiler adapte edildikçe Türk mühendislerine de çok iş düşecek. Onun için bu yüksek katma değerli sektörün büyümesi topyekun Türkiye için çok olumlu bir gelişme. Havacılık sektörü, Türkiye'de bir yandan know how birikimini sağlıyor, diğer yandan da düzenli sermaye girişi açısından şirketleri destekleyerek uzun vadeli yatırım yapmalarını sağlayarak uluslararası rekabetçiliklerini arttırıyor."

Sargın, İstanbul havalimanının büyümesinin kendileri tarafından beklenen bir durum olduğunu belirterek, "Havacılık özelinde, coğrafi olarak, Türkiye mükemmel bir konumda. Bu nedenle geçtiğimiz 10 yıla bakıldığında Türkiye'deki hava yolu şirketleri öngörülenden çok daha hızlı büyüdü. Türkiye'deki pek çok havacılıkla ilgili alanda çok hızlı büyüme görüyoruz." açıklamasını yaptı.

"Türkiye'nin bu kadar güçlü bir havacılık ekosistemine sahip olması bizim içi bir avantaj"

Boeing Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Sargın, üretim modellerinde yoğun olarak tedarikçilerle işbirliği yaptıklarını ifade ederek, "Türkiye'de iyi tedarikçilerimiz var. Son 10 yılda Türkiye'deki sanayi ile 2,5 milyar dolarlık iş hacmimiz oldu. Türkiye'de, önümüzdeki dönemde farklı alanlarda başka işbirliklerine de bakıyoruz. Boeing olarak, Türkiye'nin bu kadar güçlü bir havacılık ekosistemine sahip olması bizim içi bir avantaj." yorumunda bulundu.

Türkiye'nin bugün kendi savaş uçağını yapar durumda olduğunun altını çizen Sargın, "Mühendislik merkezi' dediğimizde kalifiye mühendis bulabiliyoruz. 'Türkiye'de sanayi ile çalışalım' dediğimizde yine dünya ölçeğinde iş yapan çok iyi şirketlerimiz var. Onlarla iş yapabiliyoruz." şeklinde konuştu.

Orta Asya'nın havacılıkta büyümeye açık bir bölge olduğunu dile getiren Sargın, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu bölgede, ticari ve turizm alanında birtakım yeni atılımlar görüyoruz. Orta Asya dünya ile daha iletişim içinde bir hale geldi. Burada, Türkiye tabii çok önemli bir ortak. Orta Asya kültürel, tarihi köklerde bizim çok yakın olduğumuz, iç içe olduğumuz bir coğrafya. Biz de bu sinerjilerden faydalanmayı ümit ediyoruz. Bu ülkelerin önümüzdeki dönemde dünyaya daha fazla açılma gibi bir hedefi de oluştu. Burada, Boeing güzel bir katalizör rolü oynayabilir ve Türkiye kesinlikle burada çok önemli bir köprü."

Kaynak: AA