Güney Azerbaycan Türkleri, İran tarafından tatbik edilen dilsel baskıdan çevresel ihmale kadar sistematik ayrımcılıkla boğuşuyor. Güney Azerbaycan Türklerine yönelik baskılar sürerken, TRT World 29 Ocak’ta yaşanan ayrımcılığa ilişkin detaylı bir analiz haber yayımladı. Analiz haberde Güney Azerbaycan Türkü akademisyen Dr. Mehmet Rıza Heyet, yaşananları değerlendirdi.

Türk Devletleri Rekabet Konseyi kuruluyor Türk Devletleri Rekabet Konseyi kuruluyor

DR. HEYET: İRAN'DA TÜRKLERE KARŞI SİSTEMATİK BİR AYRIMCILIK VE ASİMİLASYONLARI YÖNÜNDE BASKI VAR

Dr. Heyet, İran’ın Türklere yönelik sistematik baskılarını değerlendirirken, “İran'da Türklere karşı sistematik bir ayrımcılık ve asimilasyonları yönünde baskı var. Hatta Türk kimlikleri bile inkâr ediliyor. Çocuklara yönelik Türkçe kitapların yayımlanması engellenirken, bunların Farsça konuşanlara dönüştürülmesi için de çaba gösteriliyor. İran'daki Türk nüfusunun büyüklüğü ve tarih boyunca ülkeye verdikleri hizmetler dikkate alındığında, bu düzeyde bir ayrımcılık belki de dünyada tektir. Siyaset, kültür, ekonomi, toplum, çevre, spor gibi hemen her alanda Türklere yönelik ayrımcılığı görmek mümkün" ifadelerini kullandı.

İRAN, ANAYASA GEREĞİNCE İZİN OLAN TÜRKÇE'YE İZİN VERMİYOR

İran'da eğitim dili olarak Türkçenin bulunmaması, Güney Azerbaycan Türkleri için temel bir endişe kaynağı ve onların temel zorluklarından birini oluşturmaktadır. İran Anayasası'nın 15. maddesi, İran'daki cumhurbaşkanı adaylarının sıklıkla ele almayı taahhüt ettiği bir konu olan bu dilsel dışlamaya da izin veriyor. İran Anayasası’nın 15. Maddesine değinen Heyet, “İran Anayasası'nın 15. maddesinde tanınan haklara rağmen okullarda ve üniversitelerde Türkçe eğitimine izin verilmiyor, Türkçe kitapların yayınlanması ciddi bir sansüre tabi tutuluyor, basılması zorlaşıyor, Türkçenin kullanım alanı kısıtlanıyor. Türk çocukları kreş ve anaokullarından başlayarak asimilasyon politikasına maruz kalıyor” açıklamasını yaptı.

İRAN'DA TÜRK KÜLTÜRÜNE KARŞI CİDDİ BİR SALDIRI VAR

İran’ın Güney Azerbaycan Türklerinin kültürel mirasına da saldırı olduğunu kaydeden Heyet, “Fuzuli ve Şehriyar gibi Türk edebiyatçıları, devlet televizyon kanallarında ve genel olarak devlet medyasında aşağılanıyor, küçümseniyor ve alay konusu ediliyor, tamamı devletin kontrolünde olan filmlerde Türkler alt sınıf, geri ve komik karakterler olarak gösteriliyor. Ders kitaplarında Türkler vahşi, barbar ve işgalci olarak gösterilmekte, tepeden bakan bir bakış açısıyla Türkler çeşitli yol ve yöntemlerle aşağılanmaktadır” dedi.

GÜNEY AZERBAYCAN'DA ELDE EDİLEN GELİR, MERKEZE AKTARILIYOR

Güney Azerbaycan Türkleri birinci sınıf vatandaşlık, bölgesel refahın artırılması ve kendi bölgelerinin ötekileştirilmesine son verilmesini savunuyor. Türk kültürünün korunması, çeşitli özgürlüklerin genişletilmesi ve çevre konularının ulusal tartışmalara dahil edilmesi için devlet desteği talep ediyorlar.

Dr. Mehmet Rıza Heyet bu talebi açıklarken, “İran'da Türklerin yaşadığı bölgelerdeki yer altı ve yerüstü zenginlikleri merkeze aktarılıyor, buradan elde edilen gelirler de merkez bölgelerin kullanımına sunuluyor. Türklerin sayısal olarak önemli olduğu bölgelerde yatırımlarda sınırlamalar olduğu için iş insanları sermayelerini başka bölgelere aktarmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla Türk bölgelerde işsizliğin artmasıyla birlikte merkez bölgelere göçte de ciddi bir artış yaşanıyor ve ekonomik sıkıntılar diğer bölgelere göre daha fazla oluyor" açıklamasını yaptı.

Kaynak: QHA