Adana'da terör örgütü PKK soruşturması kapsamında tutuklanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için itiraflarda bulunan sanık, terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) karşı kara propagandasını ve Diyarbakır annelerinin "evlat nöbeti"nden rahatsızlığını anlattı.

Terör örgütü PKK adına Suriye'de aktif faaliyet gösterdiği gerekçesiyle 14 Ocak'ta tutuklanan E.K. (25) hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı.

E.K. hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 15 yıl, "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan da 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirten E.K'nin itiraflarına yer verildi.

E.K. 2015 yılında Adana'nın merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi'nde terör örgütü PKK'nın talimatıyla örgütün gençlik yapılanmasında yer aldığını, bu yapılanmada gruplar halinde "eylem birimleri" kurulduğunu ifade etti.

Yapılanmanın başında Hizni kod adlı Hüseyin'in bulunduğunu ve onun zorlaması ile eylem birimine katıldığını belirten E.K, "Hizni, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın 15 Şubat 1999'da yakalanmasının yıl dönümü olduğunu bildirerek bize 15 Şubat'ta eylem yapma emri verdi. Bu kapsamda molotofkokteyli yapmamız için benzin ve havai fişek almamız gerektiğini söyleyip bize para dağıttı. Hizni, mahalledeki eylemlerin organizasyonunu yapıyordu." ifadesini kullandı.

Daha sonra PKK'ya katılmaya karar verdiğini belirten E.K. şöyle devam etti:

"Mahallede terzilik yapan Z.E. 'Beni uzaktan takip edin' diyerek beni bir eve götürdü. Yanımıza cep telefonu ve kimliğimi almamamı söyledi. Z.E. bana, 'Bu evden hiçbir yere ayrılma, evin penceresinden dışarı dahi bakma ve beklemede kal' dedi. Ben bu evin örgütün kentteki milis evi olduğunu anladım. Ben bu evde kaldığım 3 gün boyunca yüzü kapalı olan bir kadın gizlice evin ihtiyaçlarını bırakıyordu. Bu kadın bana 'Gideceğin yer çok güzel, örgüt iyidir, örgüt için savaşacaksın' diyordu. Üçüncü günün sonunda Z.E. yanında bir kadınla bu eve geldi. Bu kadın benim tüm kimlik bilgilerimi küçük bir kağıt parçasına yazarak bu kağıdı küçük bir hap şekline gelinceye kadar iyice katladı. Daha sonra bu kağıdı sigara poşetine sarıp çakmakla yakmak suretiyle mühürledi. Ayrıca içini boşalttığı bir ceviz tanesinin içine bu kağıdı yerleştirdi. Bana 'Ceviz içindeki kağıdı sakın açma, bu cevizi Diyarbakır HDP il binasında bulunan Eylem kod adlı kişiye teslim edeceksin, uygulama noktasında polis ya da jandarma aramasına takılırsan kağıdı yut, sakın polisin eline geçmesine izin verme, Z.E. ve saklandığın evden bahsetme' talimatını verdi. Daha sonra Diyarbakır için aldıkları otobüs biletini bana verdi. Bu kadın bana 'Kesinlikle örgütten kaçma, örgüte ihanet etme, sakın geri gelme' telkininde de bulundu."

ABD askerlerinden eğitim almış

Diyarbakır'a gittiğinde HDP il binasında Eylem kod adlı kişiyle buluştuğunu ve yanında taşıdığı ceviz içindeki notu Eylem'e teslim ettiğini anlatan E.K. itiraflarını şöyle sürdürdü:

"Eylem kağıt parçasını okuduktan sonra not kağıdını yakarak yok etti. Kırsala götürülmem için bir araç ayarlayacağını söyledi. Bir süre sonra belinde silah olan bu kişi beni araçla Lice'ye götürdü. Beni burada başka bir örgüt mensubu karşıladı ve bana 'Şervan Amed' kod adını verdi. Burada 40 kişiden oluşan bir örgüt kampında eğitim almaya başladım. Kampta askeri, siyasi ve ideolojik eğitimler aldım. Daha sonra bir grupla Aynularab (Kobani) bölgesine geçtim. 2016 yılında Fransızlara ait çimento fabrikasının arkasında bulunan konteynerlerde ABD askerleri tarafından sağlık, sabotaj, silahlı saldırı ve ilk yardım eğitimleri aldım. Bir süre sonra gizlice edindiğim cep telefonu ile annemle irtibata geçtim. Annem benden örgütten kaçıp eve dönmemi istedi. Örgüt benim ailemle görüştüğümün farkında varınca beni cezalandırdı. 2017 yılında başka bir tabura görevlendirmem yapıldı."

E.K. ifadesinde, terör örgütünün eylem birimlerine, "hava saldırılarına karşı ormanlık alanlarda dağınık olarak bulunun" talimatı verdiğini anlattı.

Suriye'de aldıkları eğitimlere değinen E.K, "TSK saldırılarına karşı tünel yapımı ve tünel savaşlarına yönelik eğitim aldık. Bize uçak keşiflerinden nasıl korunmamız gerektiği, tankların saldırılarından nasıl kaçılacağı yönünde eğitimler verildi. Ayrıca olası TSK saldırısına karşı kırsalda bulunan boş evlere, tarlalara, dağlık alanlara ve ovalara gece geç saatlerde yaşam malzemesi ve mühimmat sakladık, sığınaklar inşa ettik. Tünellerde yaklaşık 15 gün boyunca kaldık." ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığı, 23 Nisan'ı özel etkinliklerle kutlayacak Milli Eğitim Bakanlığı, 23 Nisan'ı özel etkinliklerle kutlayacak

Diyarbakır'da "evlat nöbeti"ne katılan annesini vazgeçirmek için video çekmişler

Daha sonra örgütten ayrılmak için tekrar babası ile irtibata geçtiğini ve ondan annesinin Diyarbakır annelerinin oturma eylemine katıldığını öğrendiğini belirten E.K, şunları kaydetti:

"Örgüt benim kaçma şüphemi fark edince tekrar bana ideolojik eğitim ve yoğunlaşma eğitimi verdiler. Örgüt üyeleri benim telefonla ailemle görüşmemi kesin olarak yasakladı. Ayrıca bana 'Annen Diyarbakır annelerinin oturma eylemine katılmış, ideolojik anlamda kendini geliştirmen için daha çok örgüt mücadelesini anlatan kitaplar okumak zorundasın, annen HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki oturma eyleminden vazgeçecek ve Cumartesi Anneleri'nin eylemine katılacak. Sen de bu amaçla video çekeceksin' diyerek baskı yaptılar. Daha sonra beni zorla tuttukları odadan çıkardılar. Örgüt üyeleri beni bir ağacın altına götürerek, bana 'Türk Devleti'nin Afrin'de kimyasal silah kullanarak halkı katlettiğini, Suriye'deki camileri TSK'nın uçakla vurarak yıktığını' kamera karşısında zorla söylettiler. Bilgisayarla üzerinde oynama yaptıkları yıkılmış cami fotoğraflarını video çekerken zorla göstermemi istediler. Ayrıca video sırasında annemin HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki oturma eyleminden vazgeçmesini söylemek zorunda bırakıldım. Bu video yaklaşık 20 dakika sürdü. Bu video özellikle HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki oturma eyleminde bulunan insanları caydırma amacıyla çekildi. Çünkü örgüt bu şekilde karar almıştı."

Terör örgütü üyelerinin, 1 Ekim 2023'te İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü giriş kapısı önünde 2 teröristin bombalı saldırı eyleminin videolarını kendilerine izlettiğini belirten E.K, "Bu eylemin başarılı olduğu ve her örgüt mensubunun bu eylemcileri örnek alması gerektiği telkininde bulundular. Bu eylem doğrultusunda her örgüt mensubunun kendisine çekidüzen vermesi talimatını verdiler. Daha sonra ben gece nöbet tuttuğum sırada örgütten kaçmayı başardım. Ailemle tekrar irtibata geçerek sınırda güvenlik güçlerine teslim oldum. PKK terör örgütünden kaçmak isteyen çok kişi olduğunu biliyorum." itirafında bulundu.