Fırat KÖSE yazdı...

Bundan tam 105 yıl önce dünya tarihinde eşine nadir rastlanan bir mücadelenin fitili ateşlendi. Mustafa Kemal Atatürk’ün arkadaşları ile birlikte geldiği Samsun, bir milletin binlerce yıldır yaşattığı temiz ve emin karakterini tekrar hatırlatarak gözler önüne serdi. Bu karakter umutsuzluğa yer vermeyen, kendinden emin, karamsarlığa kapılsa da bu durumdan kurtulmasını bilen ve en önemlisi de yılmaz bir iradeye sahip olan Türk karakteridir. Üzerinden geçen her yıl, her gün, her an bu büyük kurtuluş mücadelesini ve başlangıç tarihini biraz daha önemli, değerli kılmaktadır. 


Dünya tarihi, toplulukları ve kitleleri büyük olaylarda toparlayıp birleştiren liderlerle doludur. Ancak bu büyük kişiler arasında hiçbiri yoktur ki Atatürk’ün yaptığı gibi kısa bir hayatta bunca büyük işler yapsın ve yaptıklarından en büyüğü olan Türk Kurtuluş Savaşı’nı milletiyle birlikte başlattığı tarihi Gençlik ve Spor Bayramı haline milletin ısrarları sonucu getirsin, hep dinamik olacak olan gençliğe armağan etsin. Dikkatli bir şekilde düşünüldüğünde ne kadar büyük ve anlamlı bir durum olduğu anlaşılacaktır. 

Çiçeklere konan rengarenk kelebekler Sarıkamış'ın doğasını süslüyor Çiçeklere konan rengarenk kelebekler Sarıkamış'ın doğasını süslüyor


 


Ne Olmuştu?

30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi (Ateşkes Antlaşması) sonucunda Osmanlı fiilen sona ermiş, topraklarımız çok ağır bir işgale sahne olmaya başlamıştı. 16 Mayıs 1919 Cumartesi günü, İstanbul'dan kalkan, Kaptan İsmail Hakkı (Durusu) idaresindeki Bandırma Vapuru, Dokuzuncu Ordu Kıt'aları Müfettişliği’ne atanan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ile maiyetini Samsun'a götürüyordu. Atatürk, Samsun ve çevresinde asayişi düzenlemekle görevli idi. 18 Mayıs 1919'da Sinop'a geldiler. Atatürk, iskeleye çıkarak, karadan Samsun'a yol olup olmadığını sordu, olmadığını öğrenince de tekrar  vapura binerek Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs 1919 Salı günü sabahı saat 6 'da Samsun limanındaydı. Savaşlardan yenik çıkmış bölünmüş, umutsuz yorgun, çileli bir milleti, yeniden diriltmek, ayağa kaldırmak üzere, Atatürk'ün Samsun'a ve Anadolu'ya ilk ayak basışı o gün, o saatti.


Nasıl Bayram Oldu?

Bu günü ebedileştirmek isteyen Samsun halkı 1926’dan itibaren 19 Mayısı “Gazi Günü” olarak kutlamaya başladı.

1927 kutlamaları Samsun Gazi Parkı’nda “Gazi Günü Kutlama Töreni Programı” çerçevesinde gerçekleştirildi. 1927 kutlamaları bir gerçeği daha ortaya çıkarmıştır ki bu zamana kadar dört ayrı kanunla dört resmi bayramımız mevcut olduğu halde, 19 mayısın da onlar gibi ülke genelinde kutlanması, bu günün Milli Mücadele’nin başlangıcı olması münasebetiyle unutulmaması gerektiğine Samsun basınında vurgu yapılmıştır. Ekim ayında CHF’nın (Cumhuriyet Halk Fırkası-Partisi) ikinci genel kongresinde Atatürk Büyük Nutuk’unu okurken 19 mayısla söze başlaması Samsun’da ayrı bir heyecana sebep oldu, bundan sonraki kutlamaları daha anlamlı bir hale getirdi. Özellikle Gazi’nin gençliğe hitabesinin bu heyecanı doruk noktasına ulaştırdığı Samsun’dan ona çekilen telgraflardan anlaşılmaktadır.

24 Kasım 1934 tarih ve 2587 Sayılı Kanunla Mustafa Kemal’ e Atatürk soyadının verilmesinden sonra, 1935 yılı 19 Mayısı’ndan itibaren Gazi Günü’nün adı Atatürk Günü oldu.

1936’da kutlamalar Ankara’da 19 mayısı çağrıştıracak biçimde hipodromda yapıldı. “19 mayıs … Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı mutlu günün yıl dönümü, ulusumuz için hakiki bir bayram oldu.”

1937 yılından itibaren kutlamalarda önemli değişikliklere gidildi. 19 mayısın öteden beri Samsun’da kutlana geldiği bilinmekte olduğundan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) illere genelge göndererek bundan böyle 19 mayısta İdman Bayramı olarak etkinlikler yapılmasını istedi.

Atatürk, 17 Mayıs 1937 de İngiltere Kralı VI. George’a taç giyme töreninden dolayı tebrik telgrafı çekmiş, buna karşılık İngiltere Kralı da 19 mayısta Atatürk’ün doğum gününü kutlamıştı. Bu olaydan sonra 19 mayıs biraz daha ön plana çıkmış görünmektedir. Atatürk 19 Mayıs 1938’de, ikinci ve son İdman Bayramı’nı o sırada Ankara’yı ziyaret etmekte olan Yugoslavya Harbiye ve Bahriye Nazırı Orgeneral Mariç ve Türk yetkilileri ile birlikte izledi. Rahatsızdı ve seyahate çıkacaktı. Konuşmayı o değil, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya yaptı. Şükrü Kaya konuşmasında, Atatürk’ün 19 mayıs gününün Türk gençliğine ve Türk sporculuğuna tahsis edilmesini tensip buyurduğunu, milli bayramlarımız arasına girecek bu günün her yıl kutlanacağını, bu günün kutsiyetine binaen Ankara Stadyumu’nun adının 19 Mayıs Stadyumu olarak değiştirileceğini söyledi. Törene katılan binlerce kişinin imzaladığı aynı özdeki bir öneri halk tarafından alkışlarla kabul edildi. 19 Mayıs Stadyumu adlandırmasının yanı sıra, 19 mayıs gününün Gençlik ve Spor Bayramı olarak benimsenmesi dile getirilmiş oldu.

Yürürlüğe giren 4 Temmuz 1938 tarih ve 3950 Sayılı Kanun’a göre, 2739 Sayılı Kanun’un ikinci maddesine bir fıkra ekleniyordu: “Gençlik ve Spor Bayramı; Mayısın 19’uncu günü.”

Atatürk’ün Samsun’a çıktığı gün, resmen 19 Mayıs 1939’dan itibaren Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. Atatürk 19 Mayıs’ı resmi bayram günü olarak görememiş, buna ömrü yetmemiştir. 1981’e kadar bu adla anılan 19 Mayıs, 17 Mart 1981 tarih ve 2429 Sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile isim değişikliğine uğratılmış, söz konusu kanunun 2. maddesinin A fıkrası 2. ayırımında, “2. 19 Mayıs Günü Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı günüdür.” denilmiştir. Artık bu bayram, sadece Samsun’da kutlanan Gazi Günü değil, milletin bayramı olmuştur.

Bayramlar, önemli günler insanları ve kitleleri kenetleyen hafıza kaynaklarıdır. Her coğrafyada olduğu gibi bizim coğrafyamızda da unutmamamız gereken, bize kim olduğumuzu hatırlatan önemli günlerden biri olan bugün geçen zamana nispetle artarak günümüze ulaşan gurur madalyalarımızdan biri olarak kalmaya devam edecektir. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, kurtuluş savaşımızda şehit ve gazi olan kahramanlarımıza sonsuz minnet ve  şükranla…

Balkan Günlüğü Gazetesi

Kaynak: Balkan Günlüğü Gazetesi