Özkaya, Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi kapsamında, bir otelde düzenlenen "Hakimler ve Cumhuriyet Savcılarına Yönelik İnsan Hakları Eğitimleri"nin açılış programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Avrupa Konseyinin kurucu üyesi olduğunu, konseyin Ankara ofisinin de çeşitli kamu kurumlarıyla başarılı projeler gerçekleştirdiğini söyledi.

Bireysel başvurunun 2012'de hayata geçirildiğini belirten Özkaya, bunun Türkiye'de hukuk ve insan hakları alanındaki en önemli reformlardan biri olduğunu vurguladı.

Özkaya, nicelik ve nitelik itibarıyla bireysel başvurunun AYM'nin kararları bağlamında başarılı bir seyir izlediğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edildiğini aktararak, AYM'nin uluslararası evrensel ilke ve standartların Türk hukukuna dahil edilmesi noktasında önemli bir sorumluluk üstlendiğini dile getirdi.

Bireysel başvurunun hukuk sistemine dahil edilme amaçlarından biri olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular ile Türkiye'nin aleyhine verilen ihlal kararlarının sayılarının önemli miktarda azaldığının altını çizen Özkaya, "Bu yöndeki hedef de gerçekleştirilmiştir. Bunu memnuniyetle belirtmek isterim. Mahkememiz bireysel başvurunun güçlenerek devam etmesi ve insan haklarının korunmasına yönelik çalışma ve gayretlerini kararlılıkla sürdürecektir. Bu noktada tüm yargı kurumlarıyla işbirliği ve diyalog halinde olmamız büyük bir önem arz etmektedir." diye konuştu.

"İhlal kararlarının yerine getirilip getirilmediği mahkememizce de izlenmektedir"

Özkaya, proje kapsamında yürütülen çalışmaların önemli bir kısmının hakim, cumhuriyet savcısı, kamu görevlileri ve avukatların Anayasa Mahkemesi kararları hakkında bilgilendirilmeleri ve bu kararların hayata geçirilmesine yönelik olduğunu söyledi.

Proje kapsamında koordinasyon toplantıları yapıldığını, 5 farklı ilde Bölge İdare Mahkemelerine yönelik konferans ve yuvarlak masa toplantılarında bireysel başvuru ile temel hak ve özgürlükler konularında sunumlar yapıldığını belirten Özkaya, projede gerçekleştirilen bu etkinliklerin en önemli hedeflerinden birinin, bireysel başvuru ve ihlal kararlarının subjektif ve objektif etkilerinin anlaşılması ve uygulamasını sağlamak olduğuna işaret etti.

Özkaya, bireysel başvuruda, somut başvurular özelinde kararların icra edilmesinin memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

"İhlal kararlarının yerine getirilip getirilmediği mahkememizce de izlenmektedir. Mahkememizin bu izlemeler neticesinde oluşturduğu istatistiklere göre 2013'ten bugüne kadar verilen ihlal kararlarının yüzde 99,2'si oranında kararların gereklerinin yerine getirildiğini tespit ediyoruz. Buna karşılık yüzde 0,8'lik çok sınırlı sayıda somut olaya ilişkin ve bazıları da teknik hususlarda erişilen kararlar konusunda problemlerin ortaya çıktığını gözlemliyoruz. Bugün açılışını yaptığımız program ve sonra yapılacak çalışmaların bu tür sorunların açıklığa kavuşturulmasına ve giderilmesine büyük faydası olacaktır." diye konuştu.

Özkaya, bugün Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sayısının dünya ile karşılaştırıldığında "devasa boyutlarda" olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Bugün itibarıyla Anayasa Mahkemesi'nde 106 bin bireysel başvuru derdest vaziyette bulunmaktadır. Yalnızca içinde bulunduğumuz 2024 yılında şu an itibarıyla 32 bin başvuru yapılmıştır. Dolayısıyla yılda ortalama 100 binin üzerinde bir başvuru sayısıyla Anayasa Mahkemesi karşı karşıya bulunmaktadır. Doğal olarak bu durum, temel hak ve özgürlüklerin korunması bağlamında Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunan kişilerin bireysel başvurularının kısa sürede incelenmesine engel olmakta ve dolayısıyla ihlallerin bir an önce giderilmesini sekteye uğratmaktadır.

Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi kararlarının objektif etkisi mutlaka devreye girmelidir. Bu konuda yargı sürecinde yer alan bütün ilgili paydaşlarımıza önemli misyonlar düşmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin kararları sonuçları itibarıyla tüm toplumu ilgilendiren ve etkileri davanın taraflarının ötesine uzanan kararlardır. Anayasa Mahkemesi kararları, hukukun her alanında insan haklarının merkezde olduğu bir yaklaşım ortaya koymaktadır."

"Temel hedefimiz toplumun adalet ihtiyacını giderebilecek nitelikte hakim ve savcılar yetiştirmektir"

Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Muhittin Özdemir ise adaletin insanlıkla yaşıt bir kavram, ilk insanla ortaya çıkan temel bir değer olduğunu söyledi.

Türkiye Adalet Akademisinin hakim ve savcıların eğitimlerini yapmakla görevli bir kurum olduğunu anlatan Özdemir, "Bu eğitimleri yaparken temel hedefimiz hukuka ve insan haklarına bağlı, tarafsız, bağımsız, hür vicdanıyla karar veren ve toplumun adalet ihtiyacını giderebilecek nitelikte hakim ve savcılar yetiştirmektir. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Başkanlığı, Danıştay Başkanlığı, Barolar Birliği ve üniversiteler başta olmak üzere tüm iç paydaşlarla birlikte çalışıyoruz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (Gazze) Ateşkes çağrılarına kan dökerek karşılık veren şımarıklıkla karşı karşıyayız Cumhurbaşkanı Erdoğan: (Gazze) Ateşkes çağrılarına kan dökerek karşılık veren şımarıklıkla karşı karşıyayız

Programa, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başsavcısı Nevzat Özgür, AYM ve Yargıtay üyeleri katıldı.

Kaynak: AA