Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne 168 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verdi.

İsrail güçlerinin son 24 saatte Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında 82 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 110 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 32 bin 70'e, yaralı sayısının da 74 bin 298'e ulaştığı bildirildi.

BM'deki Arap Grubu: Gazze'de olanlar, tüm Filistin halkına karşı soykırım olarak tanımlanmalı

Birleşmiş Milletler (BM) üyesi Arap ülkelerinin oluşturduğu Arap Grubu, Gazze'de yaşananların "terör saldırısı meselesi" olmadığını belirterek, "Gazze'de olanlar, tüm Filistin halkına karşı soykırım olarak tanımlanmalı." açıklamasında bulundu.

BM Güvenlik Konseyinde ABD'nin Gazze'ye ilişkin karar tasarısının veto edilmesinin ardından Arap Grubu üyeleri basın toplantısı düzenledi.

Arap Grubu adına konuşan Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, ABD'nin karar tasarısının tek taraflı olduğunu, İsrail'in suçlarına atıfta bile bulunmadığını söyledi.

İsrail, İran’a yaptırım uygulanması talebinde bulundu İsrail, İran’a yaptırım uygulanması talebinde bulundu

Mansur, karar tasarısının ateşkesle esirlerin serbest bırakılması arasında bağlantı kurduğunu ve bu yöndeki çabaların desteklenmesini talep ettiğini dile getirerek, "Ateşkes çağrısında bulunmadı. Bu konularda açık şekilde konuşmalıyız, dolaylı anlatımlara girmemeliyiz." uyarısında bulundu.

Arap Grubu'nun BM Güvenlik Konseyinin bazı seçilmiş üyelerinin hazırladığı ve ramazan boyunca Gazze'de ateşkes talep edilen karar tasarısını destekleyeceğini söyleyen Mansur, "Gazze'de olanlar, bir terör saldırısı meselesi değil. Gazze'de olanlar, tüm Filistin halkına karşı soykırım olarak tanımlanmalı." ifadelerini kullandı.

Mansur, Arap Grubu'nun nisanda BM Güvenlik Konseyine Filistin'in BM'de resmi üye olarak tanımlanması için baskı uygulayacağını bildirdi.

ABD'nin karar tasarısı

ABD'nin bugün Rusya ve Çin tarafından veto edilen karar tasarısı, 20 Şubat'ta müzakerelere açılmıştı.

Karar tasarısının son hali, Gazze'de ateşkesi rehinelerin bırakılmasıyla ilişkilendirip diplomasiyi destekleme çağrısıyla yetinmişti.

Diplomatik çabalarla sağlanacak ateşkesin sürdürülebilir ateşkese çevrilmesinin önemine işaret edilen tasarıda, "Hamas ve diğer terörist ve aşırıcı grupların Filistin halkını temsil etmediği" ve Hamas'ın "bazı üye ülkelerce terör örgütü ilan edildiği" belirtilmişti.

Gazze'nin 1967'de işgal edilen toprakların bir parçası olduğu vurgulanan karar tasarısında iki devletli çözüme destek verilmişti.

Karar tasarısında, "Tüm taraflarda sivilleri korumak için acil ve sürdürülebilir bir ateşkesin sağlanması, gerekli insani yardımın sevkiyatı, çekilen acının azaltılması ve söz konusu ateşkesin geri kalan tüm esirlerin serbest bırakılmasıyla birlikte sağlanması için diplomatik çabaların desteklenmesi önem taşıyor." ifadeleri kullanılmıştı.

Tüm taraflara uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yapılan tasarıda siviller ve sivil altyapının korunması ile insani yardım erişiminin sağlanması istenilmişti.

Gazze'de sivil halkın zorla yerinden edilmesine karşı çıkılan karar tasarısında bunun, uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukukunu ihlal edeceği vurgulanmıştı.

9. kez karar tasarısı oylandı

Gazze'ye ilişkin 7 Ekim 2023'ten sonra BMGK'de bugünküyle birlikte 9 karar tasarısı oylamaya sunuldu.

Şimdiye kadar sadece 2712 ile 2720 sayılı kararlar kabul edildi, bu kararlarda ateşkes çağrısı yapılmadı.

Kaynak: AA