MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanun Teklifinin 2.nci bölümü üzerinde konuştu.

MHP'li Osmanağaoğlu'nun açıklaması şu şekilde;

Şüphesiz Türk Silahlı Kuvvetleri milletimizin göz bebeği, devletimizin belkemiğidir. Tarihin tozlu sayfalarından taşan mücadeleye kulak verdiğimizde yanık ağıtlar duyulduğu kadar, gür sesli kahramanlık destanları da kulaklarımızın pasını silmekte, Türk milletinin asırlar ötesinden seslenmektedir. Elimizi vicdanımıza koyalım ve soralım, Türk milletinin ve onun iftihar kaynağı ordusunun yeri geldiğinde iman dolu göğsünü vatan için serhat boyu kıldığını hangi bedbaht reddedebilir? Yeri geldiğinde nerede ezilen bir mazlum varsa onu saran kol kanat olduğunu hangi göz görmezden gelebilir? Şükürler olsun ki Peygamber ocağımız bugün de iman dolu göğsünü her türlü tacize karşı siper etmekte, dünyanın neresinde olursa olsun mazlumları saran sarmalayan kol olmaktadır.

3 kıtada cihanşümul bir anlayışla asırlarca nizam vermiş ecdadın ülküleri bugün de 3 kıta, 11 ülkede hâlen görev yapan torunlarıyla yaşamaktadır, asırlar ötesinde Türk’ün kadife eldiven içindeki çelik yumruğunun verdiği huzuru ve gururu övünçle taşımaktadır. ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin askerî varlıklarını sadece kendi çıkarlarını korumak için ya da emperyalist hedeflerini gerçekleştirmek için kullandığı gözümüzün önünde dururken Türk ordusunun bu farkı, Türk milletinin millî seciyesini dünyanın dört bir yanında yaşatması şüphesiz övünç kaynağımızdır.

Dolayısıyla, memleket sofrasının nankörleri, yediği ekmeğin hainleri, aynı şer ortaklığında hisse sahibi olan rezil kumpanya sahipleri ayaklarımızın altında ezilmekten hiçbir zaman kurtulamayacaklardır. Sınırlarımızın öte yanında bir kukla devlet tasarımı yürütenlere hadleri elbette ki bildirilecektir. Bu hain projenin uşakları, okyanus ötesindeki kuklacıları, yüzyıl önceki ruhu, Gazi Paşa’nın inancını ve Gazi Meclisin kararlılığını her zaman hatırlamaya da devam edecektir; aziz milletimizin şüphesi olmasın, mekaplı hainler de iş birlikçileri de boşuna umutlanmasın. Irak'ın kuzeyinde Talabani’nin kabine mekanizmasına helikopter ve “drone” yardımı yapanlar, Suriye'nin kuzeyinde terör örgütünü ağır teçhizatla donatanlar er ya da geç ama tam zamanı geldiğinde hezimete uğramaktan kaçamayacaklardır.

Fırat Kalkanı’nda, Zeytin Dalı’nda, Barış Pınarı’nda, Bahar Kalkanı’nda nasıl kirli kumpaslar nasıl tarumar edildiyse ABD’nin gayrimeşru çocuklarının gayrimeşru planları buruşturulup tarihin çöplüğüne elbette ki atılacaktır. Anadolu yaylasının yiğitleri, şanlı Türk ordusu şuurlu ilerleyişini elbette devam ettirecektir. Hatırlatmak isterim ki evvel zamanda Kıbrıs’ta yaşanan Rum tecavüzlerine tüm dünyayı şaşırtan bir kararlılıkla “Dur!” diyen bu karakterlerden başkası değildi. Bitmeyen bir hukuk tanımazlıkla Irak’ta, Suriye’de, Adalar Denizi’nde hak gasbı peşinde koşanları niyetlerinde pişman eden bir millî karakterden başkası değildi. Libya’da, Bosna’da, Afganistan’da, Kosova’da insani ve insanlığı hedef alan tacizleri sadece varlıklarıyla dahi durduran bu sağlam duruştur. Lübnan’da, Mali’de, Orta Afrika cumhuriyetlerinde istikrar için beklenen geldiğinde hasretle kucaklanan gönül coğrafyamızdaki insanlara istikbal için umut olan işte bu ruhtur.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Tunus'un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier'i kabul etti TBMM Başkanı Kurtulmuş, Tunus'un Ankara Büyükelçisi Ahmed Ben Sghaier'i kabul etti

Elbette bu müstesna kabiliyeti ve duruşu, Türk politikasının tarih boyunca genel barışı arzu eden stratejisinden ayrı tutmak mümkün değildir ve elbette bu karakterli tavrı yurt içinde ve sınır ötesinde terörizmden medet umanlara ve taşeronlu teröristlere kök söktüren beka mücadelemizi ayrı tutmak da mümkün değildir. Bu sebeple şunu ifade etmek isterim ki: Bölgemizde yani komşu coğrafyalarımızda ahlaklı bir barış tesis edilmeden dünyada barışın tesis edilemeyeceği ilmî ve askerî nazariyesi olan bir gerçektir ve bu gerçek hayalperestler de dâhil olmak üzere hiç kimse tarafından unutulmamalıdır.

Dolayısıyla, Türk ordusunun, ihanetin bağrına ok gibi saplandığı ve yılanın başını ezme kararlılığı gösterdiği Suriye’nin kuzeyindeki barış operasyonları elbette Türkiye’nin güvenliğini sağlama açısından birinci derecede önem arz etmektedir ama bu operasyonlar sadece Türkiye’nin güvenliğini değil, bölgenin de dünyanın da güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Bu gerçeği göz ardı etmemesi gereken kurumların başında da tüm kusurlarına rağmen, genel barışı tesis etmekteki acziyetine rağmen her ihtiyaç duyulduğunda çağrısına cevap verdiğimiz Birleşmiş Milletler ve NATO gelmektedir ve bu gerçeği bugün Gazze’de yaşananların müsebbibi İsrail de bilmeli, sessiz kalarak insanlık onuruna tahkir edenler de artık hatırlamalıdır.

Kaldı ki bugün Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yeryüzünde yüklediği misyonları milletlerarası ilişkilerde barış ve güvenliği esas alan bir şekilde yerine getirdiği tartışmaya dahi açılmayacaktır. Bu duruş ve kabiliyet insanlara yöneltilen tehditlerin karşısında insanlara telkin edilen müstesna bir fikir hareketi olması açısından da oldukça önemlidir. Er ya da geç muvaffak olacağına şüphe etmediğimiz bu fikri, hareketi bugün Gazze'de can çekişen insanlık için de hakları gasbedilmeye çalışılan mazlum milletler için de umut olduğu kesindir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz günlerde ifade ettikleri gibi “Anadolu’ya vadedilmiş topraklar tarifi ve tanımı getirenlerin kanı ve sütü bozuk düşman çevreler olduğunun farkındayız.” Şükürler olsun ki Vecihi Hürkuş’un ülküleri bugün yerli ve millî muharip uçağımız KAAN’la gökyüzünde destanlaşarak yaşamaktadır. Hamdolsun ki Türk milletinin istiklal ve istikbali için at üstünde destan yazan Mete’nin ıslık çalan oku, ALTAY'da, ZAHA’da, VURAN'da ve İKA’larda hiç şaşırmadan hedefine koşmaktadır. Ne mutlu ki Çakabey’in, Barbaros’un, Turgut Reis’in emanetlerine, TCG ANADOLU’ya sahip çıkmakta; HİSAR, KORKUT siper sistemleri emanete göz dikenlerin alnının çatından vurmaktadır. Gazi Paşamız Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle “Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.” diyor.

Ben bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Editör: Haber Merkezi