Yönetmenliğini Hakan Algül'ün üstlendiği yapım, ölmeye yemin etmiş yaşlı bir tur ekibiyle hayatının en zor yolculuğuna çıkan Ercüment’in komedi ve adrenalin dolu hikayesini anlatıyor.

Usta oyuncular Alp Öyken, Meral Çetinkaya ve Metin Coşkun, filmi, çekimleri ve oyunculuğu seçme hikayelerini AA muhabirine anlattı.

Sanatçı Alp Öyken, filmde eski bir pilotu canlandırdığını ifade ederek, "Çok güzel bir senaryo. Burada var olma nedenim, senaryoyu çok sevmiş olmam. Bir sürü senaryo vardır, görürsünüz, güzel vardır, daha güzeli vardır. Ama konusu bu olan senaryoya daha önce rastladım diyemem." ifadelerini kullandı.

Filmde paramotor kullanan 84 yaşındaki sanatçı, yapımın ilginç bir komedi filmi olduğunu aktararak, üstünde bir örtü olduğunu ve örtüyü seyircinin en güzel şekilde kaldıracağını kaydetti.

Öyken, çekimlerin çok güzel geçtiğini belirterek, "Ekip olarak bir aradayız genelde. Ben arada sırada ölmek için yukarıda yerler arıyor, dönüyorum." dedi.

Profesyonel anlamda 60 yılı aşkın süredir sahnelerde olduğunu söyleyen sanatçı, çocukken okul müsamerelerinde de sahneye çıktığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ben konservatuvara girmeden çok önce anne kelimesini değişik tonlarda seslendirdiğimi fark ettim. İzmir'de o zaman İnönü Lisesiydi, bir edebiyat hocam vardı. 'Siz aktör olunuz.' dedi. Onu nasıl unuturum. Aktör sözünün anlamını bile bilmiyordum o zaman. Sonrasında aktör ne demek öğrendim. İlk beni uyaran, saygı değer hocamdı. Şiir günleri saptanırdı. Şiir günlerinin adeta güllerinden biriydim. Bensiz şiir günü, edebiyat günü yapılmazdı. İzmir'de o zaman bu tür şeyler çok revaçtaydı. Geçmişi anımsattınız bana. Ben de kıvır kıvır saçları olan, az buçuk yakışıklı bir delikanlı olarak o şiir günlerine katılırdım."

Alp Öyken, oynadığı yapımları izlediğinde 'Fena oynamadım o rolü.' dediğini dile getirerek, "'Harika oynadım, fevkalade oynadım', lafını duyamaz benden hiç kimse. Çünkü her işin bir eksik tarafı vardır. Hala tiyatrodan öğreneceğim çok şey var. Bunu içtenlikle söylüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Çok şanslı bir aktör olduğunu sözlerine ekleyen sanatçı, bu yaşında geçen yıl çekilen "Büyük Kuşatma" filminde başrol oynadığının altını çizdi.

Osmanlı'nın ilk müderrisinin mezarının yeri tescillenerek çevresi düzenlendi Osmanlı'nın ilk müderrisinin mezarının yeri tescillenerek çevresi düzenlendi

Sanatçı Öyken, setin harika geçtiğine işaret ederek, "Deneyimli, çok güzel insanlar, harika bir kuruluş BKM, çok tanınmış, çok güzel işler yapan bir kuruluş, Maça film harika. Bütün çalışanlar işine, sanatına ve sanatçısına son derece saygılı ve sevgi dolu. Daha ne isteyelim?" diye konuştu.

"Sevdiğim, aşık olduğum işi yapıyorum"

Oyuncu Metin Coşkun da filmde her biri özgün ve farklı dünyalarında, farklı şeyler yaşayan renkli karakterler olduğunu dile getirdi.

Setin yorucu ancak mükemmel bir ortam olduğunu anlatan Coşkun, "Şirket çok iyi. Özgün, çok iyi bir senaryomuz var elimizde. Güzel bir kadro oluşturdular. Çok iyi bir kamera arkası ekibimiz var ve helvayı yapacak şahane bir yönetmenimiz var. Daha ne isteriz." ifadelerine yer verdi.

Coşkun, filmde rol alan arkadaşlarına da işaret ederek, "Uzun süredir görmediğim, çok eskiden tanıdığım arkadaşlarım var. Çok mutlu oldum, onlarla hem karşılaşmak hem de aynı işin içinde olmak beni çok mutlu etti. Tanımadıklarım vardı, onlarla tanıştım, kaynaştım. Yeni arkadaşlarım oldu. Çok keyifliyim." dedi.

Oyunculuğa halkevlerinde başladığını ifade eden sanatçı, ilk kez 1970'te Cahit Atay'ın 3 kişilik oyunu "Pusuda" ile sahneye çıktığını, yaklaşık 55 yıldır sahnelerde olduğunu aktararak, "O heyecan beni ayakta tutuyor zaten. Dünyada çok fazla insan, sevdiği işi yapamıyor. Ben şanslı insanların içindeyim. Sevdiğim, aşık olduğum işi yapıyorum. Kafamda tiyatro ve oyunculuk dışında hiçbir alternatif olmadı, hiçbir zaman. Benim için sadece buydu ve hala bu." diye konuştu.

Yaşadığı en önemli döneme de değinen usta oyuncu, "Benim için bir dönem çok önemliydi. 20 sene Ankara Sanat Tiyatrosunda çalıştım ben. O çok önemli bir süreç benim için. Çok güzel oyunlar oynadık. İyi bir kadromuz vardı. Çok sevdiğimiz arkadaşlar bir aradaydık ve çok mutlu geçen bir 20 yıldı o." değerlendirmesinde bulundu.

"Hala büyük bir heyecan duyuyorum"

Sanatçı Meral Çetinkaya ise pandemiden sonra belli bir yaşın üzerindeki sanatçıların sorunlar yaşadığına işaret ederek,şu değerlendirmede bulundu:

"Yaş grubumla ilgili çok az bir şey yazılıyor, çekiliyor. Çok şaşırdım, böyle bir şeye genç bir arkadaşın el attığını okuyunca. Aslında çok trajikomik bir durum tabii intihar. Pandemi zamanında 65 yaş üstü, işe yaramaz insanlar grubu olarak dışlandı. Bu ilginç bir şekilde başımızdakilerin ağzından da söylendiği için, genç çocuklar bile bize kötü davrandı; 'Siz niye yaşıyorsunuz?' der gibi. Tiyatroda da böyle şeyler oluyor, bir yaştan sonra emekli ediliyor. Halbuki bu işte bakıyorum 80 üstü yaşlarda bizler varız. Yaşadığımızı gösterebileceğimiz bir ortam hazırladı sağ olsun Cem. Onun için çok heyecanlandım. Çok değerli meslektaşlarla çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yaşını hiçbir zaman saklamadığını dile getiren sanatçı, "Bu işe girdiğimden beri, '1945 doğumluyum.' diyorum. Bazen hoşluk hissetmek için İkinci Dünya Savaşı'nın barış tarihinde doğdum diyorum." dedi.

İlerleyen yaşına rağmen içindeki oyunculuk merakına da vurgu yapan Çetinkaya, yaşamaya devam etmeye çalışmanın kendisini oyunculukta da motive ettiğini aktararak şunları söyledi:

"Oyunculuğa tiyatroda başladım. İlk galiba, LCC denilen bir tiyatro grubu vardı, rahmetli Muhsin Ertuğrul'un da başında olduğu. Alganlar, Beklan Algan kurmuştu. Orada Marat/Sade ile başladım. Yaş hatırlayamıyorum. Ben üniversiteyi bitirdim. Yurt dışında sanat tarihi okudum. Yurt dışından geldim, diplomamın onaylanma sürecini yaşadık. O sırada Kenter Tiyatrosu kuruluyordu. Oraya çevirmen olarak girdim, diplomam onaylanırken. Öyle bir macera. O arada da LCC'ye gittim."

Tiyatroya olan aşkının halen devam ettiğini sözlerine ekleyen sanatçı, "Aşk bir heyecandır ya, (oyunculukta) büyük bir heyecan duyuyorum her an. Tiyatro yaparken, sahneye çıkacağım an bir süre elim ayağım titriyor. Burada ilk çekim günüm çok feciydi. Heyecanlandım. Kimseyi tanımıyorum, tarzı bilmiyorum. Böyle psikopatik bir süreç yaşıyorum hala." diye konuştu.

Komediseverleri sinema salonlarına çekmeyi hedefleyen yapımda Cem Gelinoğlu, Macit Koper, Atılgan Gümüş, Eda Akalın, Kevork Malikyan, Engin Türkoğlu, Melisa Duru Ünal, Sadık Gürbüz, Suna Selen, Vedat Erincin ve Tarık Papuççuoğlu da rol aldı.

Kaynak: AA