Tarih, kimi zaman bir kalemin mürekkebiyle değil, bir milletin kanıyla yazılır. İşte 30 Ağustos 1922, tam da böyle bir tarih…
Bugün, o kutlu zaferin 103. yıl dönümünde; bir savaşın değil, bir milletin yeniden var oluşunun, küllerinden doğuşunun, zincirlerini kırışının destanını yeniden hatırlıyoruz.
O günlerde Anadolu’nun üstüne kara bulutlar çökmüştü. Yabancı süngüler köyleri basıyor, işgal orduları şehirlerimizi çiğniyor, nice ocağın ateşi sönüyordu. “Artık bu millet bitti” diyenler çoktu… Ama birisi çıktı. Bir paşa! Adı Mustafa Kemal. Ve o dedi ki:
“Ordu yok!” dediler, “Kurulur!” dedi.
“Para yok!” dediler, “Bulunur!” dedi.
“Ümit yok!” dediler, “Yenilir!” dedi.
Ve işte 30 Ağustos sabahı, Kocatepe’nin doruklarında verdiği emirle yalnızca bir orduyu değil, koca bir milleti şahlandırdı.
Bir Ulusun Yeniden Dirilişi
30 Ağustos yalnızca bir askeri harekat değil. O gün, Türk milleti esareti reddetmiş, varlığına kastedenlere “Bu Vatan Bizimdir” diye haykırmış. Büyük Taarruz’un her adımı, kahramanların kanıyla yazılmış. Her siperde bir yiğit, her süngü ucunda bir umut, her top atışında bir bağımsızlık hayali vardır.
Kocatepe’den Afyon ovasına inen Türk ordusu, sadece düşmanı değil; zincirleri, boyunduruk heveslerini, karanlık planları da paramparça etmiştir. 30 Ağustos, Anadolu’nun sonsuza kadar Türk yurdu olduğunun tescilidir.
Cumhuriyetin İlk Nefesi
O gün kazanılan zafer, Cumhuriyet’in ilk nefesidir. Eğer 30 Ağustos olmasaydı, ne 29 Ekim olurdu ne de bu topraklarda özgürce dalgalanan ay yıldızlı bayrağımız. Zaferin ardından doğan Cumhuriyet, milletimizin bağımsızlık yemininin mühürlenmiş halidir.
Ve unutulmamalıdır; 30 Ağustos sadece Türk milletinin değil; dünyanın dört bir yanında zincire vurulmuş, özgürlük hayali kuran mazlum milletlerin de umudu olmuştur. Çünkü Türk milleti, esarete boyun eğmeyen milletlerin öncüsü olmuştur.
Bugün Bizlere Düşen
103 yıl geçti… Ama hala o sabahın heyecanı damarlarımızda dolaşıyor. Çünkü 30 Ağustos, sadece zafer değil; bir iman bayrağıdır.
Bugün bizlere düşen, o büyük emanete sahip çıkmak, atalarımızın kanıyla suladığı bu vatanı göğsümüzle korumaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bizlere bıraktığı bu miras, sadece bir toprak parçası değil; bağımsızlık onurudur, hürriyet nefesidir, Cumhuriyet ışığıdır.
Kutlu Mirasın Emanetçileri
Bugün, 30 Ağustos Zaferi’nin 103. yılında bir kez daha haykırıyoruz:
Bu topraklar, Türk milletinin ebedi yurdudur!
Bu bayrak, bu göklerde sonsuza kadar dalgalanacaktır!
Ve bu millet, istiklaline kasteden her kim olursa olsun, karşısında yine o 1922 ruhunu bulacaktır.
Kutlu zaferin 103. yılında; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, gözünü kırpmadan canını veren aziz şehitlerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum.
Ve bir kez daha yürekten haykırıyorum
Ya istiklal, ya ölüm!
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!